EMEP Gebze İlçe Örgütünün 11. Olağan Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Seyit Aslan, “Hırsız hırsızdan, vurguncu vurguncudan hesap soramaz. Bu düzeni alaşağı etmeden tamir etmek mümkün değil” dedi.
Kongrede sendikalar, meslek örgütleri ve emekçiler de birleşik mücadele çağrısı yaptı. Yusuf Akar yeniden ilçe başkanlığına seçildi.
Emek Partisi (EMEP) Gebze İlçe Örgütünün 11. Olağan Kongresi, Gebze Kültür Merkezi Kardelen Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Kongrede konuşan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, iktidarın ülkeye verdiği tahribatın mevcut düzen içinde giderilemeyeceğini belirterek ana muhalefet, sosyalist sol, sendikalar, meslek örgütleri ve demokrasi güçlerine birleşik mücadele çağrısı yaptı.
Kongreye EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve Genel Başkan Yardımcısı Arzu Erkan’ın yanı sıra Yeni Parti, DEM Parti, Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi (TKP) temsilcileri; Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 1 ve 2 No’lu şubeleri, TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Tüm Emeklilerin Sendikası, Emekliler Dayanışma Sendikası, Eğitim Sen Kocaeli 2 No’lu Şube, Demokratik Alevi Dernekleri, UİD-DER, Kars, Ardahan, Iğdır Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Çamlıçatak Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği temsilcileri ile petro kimya ve metal iş kolundan işçiler, işçi temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.
Kongrenin açılış konuşmasını yapan EMEP Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar, olağanüstü koşullarda bir araya geldiklerini belirterek, “Bugün birleşik bir mücadeleye ihtiyacımız var. Yeniden bir kıvılcım yaratmak ve mücadeleyi büyütmek üzere yan yanayız” dedi.
“10 Ekim’in gerçek failleri yargılanmalı”
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, konuşmasına 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın yıl dönümünü anarak başladı. Aslan, aradan geçen 11 yıla rağmen gerçek sorumluların yargılanması için mücadelenin sürdüğünü söyledi. 7 Haziran-1 Kasım 2015 arasındaki dönemde yaşanan katliamları hatırlatan Aslan, “Aradan geçen 11 yılda davanın peşinde olan aileler, avukatlar ve demokrasi güçleri gerçek faillerin yargılanması için mücadele etti. Gaziantep’ten Ankara’ya gelen IŞİD militanlarının arkasındaki güç kim? 7 Haziran-1 Kasım arasında Türkiye kan gölüne döndü. Dönemin yöneticileri ‘bir grup öfkeli çocuk’ diyerek katilleri korudu. Davutoğlu’na, dönemin İçişleri Bakanına ve bürokratlara dokunmadan burada adalet sağlandı diyemeyiz. Tüm sorumluları açığa çıkarmak için mücadeleyi sürdürmeliyiz” diye konuştu.
“Hani faiz haramdı?”
AKP’li eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşiyle ilişkilendirilen fon tartışmalarına değinen Aslan, iktidarın yolsuzluk iddiaları karşısındaki tutumunu eleştirdi. Muhalif belediyelere yönelik operasyonlar yapılırken iktidara yakın isimler hakkındaki iddiaların aynı biçimde soruşturulmadığını söyleyen Aslan, şöyle konuştu: “Hani bunlar diyorlardı ya faiz haram ama bakıyoruz ki borsadan kazanılan para helal. Büyük kazançlar elde etmişler, kimisi parasını yurt dışına götürmüş. Cumhurbaşkanı çıkıp ‘Biz bunlara müsaade etmeyiz’ diyor. Bunların birbirine hesap sormasını beklemek mümkün değildir. Hırsız hırsızdan, vurguncu vurguncudan hesap soramaz. Müfettişleri dahi Cumhurbaşkanı atıyor. Bunlardan haberinin olmaması mümkün olabilir mi? Bu düzen çürüdü, tuz koktu.”
"Bu düzeni tamir etmek mümkün değil"
Düzenin kendi içinden onarılamayacağını belirten Aslan, “Bunu alaşağı etmeden, orasından burasından tamir etmek mümkün değil” dedi. Aslan, Türkiye’deki sol ve sosyalist partilerin, ana muhalefetin, sendikaların, meslek örgütlerinin, kadın ve gençlik örgütlerinin ortak mücadelede sorumluluk alması gerektiğini vurgulayarak, “Bu düzeni değiştirmek için güçlerimizi birleştirmekten başka şansımızın olmadığını görmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Mekke Sözleşmesi’ne karşı çıkmalıyız”
Aslan, konuşmasında iktidarın dış politikasını ve gündemdeki Mekke Sözleşmesi tartışmalarını da eleştirdi. Sözleşmenin Türkiye’yi Ortadoğu’daki çatışmaların içine daha fazla çekeceğini savunan Aslan, Suudi Arabistan’a teknik destek adı altında asker gönderilmesine yönelik hazırlıkların emekçilerin çocuklarını yeniden bölgesel çatışmaların parçası haline getireceğini söyledi.
Aslan, “ABD işbirlikçiliğinde öyle bir noktaya geldiler ki henüz sözleşmenin maddeleri Meclise gelmeden Mekke Sözleşmesi’ni övüyorlar. Bu, Türkiye’nin Ortadoğu bataklığına yeniden sürüklenmesidir. Emperyalist barbarlığın taşeronluğunun aracı haline getirilmemize karşı çıkmalıyız” dedi.
İktidarın toplumsal rızayı kaybettikçe baskıyı artırdığını söyleyen Aslan, muhalefetin, sendikaların ve itiraz eden kesimlerin hedef alındığını belirtti. Aslan, düzenin değişmesi için toplumsal muhalefetin ortak hareket etmesi gerektiğini yineledi.
“Yasaklanan grevi birlikte mücadele ederek kazandık”
Kongrede söz alan Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu Şube Başkanı Selçuk Çifci, EMEP’in grev ve direnişlerde işçileri yalnız bırakmadığını söyledi. Kongrede gösterilen sinevizyonda da farklı işyerlerinden işçilerin ortak mücadelesinin görüldüğünü belirten Çifci, birleşik mücadelenin zorunluluğuna dikkat çekti.
Çekya’da katıldığı uluslararası sendika toplantılarındaki tartışmalara da değinen Çifci, işçilerin karar süreçlerinin dışında bırakılmasını eleştirdi. Çifci, “Kapitalizm eskisi gibi değil diyoruz. Bunu orada bir kez daha gördüm. O kadar tartışma yürütüldü ama işçi bu tartışmaların hiçbir yerinde yoktu. Bunu eleştirdim, soru sordum; cevap veremeyeceklerini söylediler” dedi.
EMEP üyesi olmadığını ancak partinin sınıf mücadelesindeki rolünü önemsediğini belirten Çifci, “Emek Partili değilim ama iyi ki tanımışım diyorum. Türkiye’de gerçek anlamda sol, sosyalist olan birkaç kurumdan birisi de Emek Partisi. Hangi siyasi partinin üyesi olursam olayım, Emek Partisi gibi örgütlerin sınıf için verdiği mücadeleye bütün gücümle destek vermeliyim” diye konuştu.
"Ayrışarak, bölünerek bir şey yapamayız"
Birleşik Metal-İş Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın da grev ve direnişlerde EMEP’in kendilerini yalnız bırakmadığını belirtti. Lokal eylemlerin işçi sınıfının sorunlarını çözmeye yetmeyeceğini söyleyen Aydın, yasaklanan grevlerini yasağa rağmen sürdürerek kazandıklarını hatırlattı.
Aydın, “Bu hükümete geri adım attıracaksak sadece bir sendikanın değil, bütün muhalefetin mücadele vermesi gerekiyor. Gebze Sendikalar Birliği olarak 1 Mayıs’ta on binlerce işçinin yan yana gelmesiyle, kaymakamı da emniyeti de dinlemeden alanı doldurabildiğimizi gördük. Ayrışarak, bölünerek bir şey yapamayız. Yan yana durmalı, birlikte mücadele etmeliyiz” dedi.
“Gebze’deki şatafatın arkasında sömürü var”
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Gebze İlçe Temsilcisi Tanfer Yeşiltepe, Gebze’deki sanayi ve ekonomik büyüme görüntüsünün arkasında işçi sömürüsü, iş cinayetleri ve zulüm bulunduğunu söyledi. Mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının da işçi sınıfının mücadelesiyle birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Yeşiltepe, “Gebze’de görünen bu büyük şatafatın arkasında sömürü, iş cinayeti ve zulüm var. Bizlerin Emek Partisinin çağrılarına kulak kapama durumu olamaz. Sendikalarla ve siyasi partilerle birlikte mücadele etmeliyiz. Gebze Sendikalar Birliğinin bu bölgeye ve tüm Türkiye’ye ışık olması için var gücümüzle mücadele edeceğiz” diye konuştu.
"Emek Partisi’nin bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum"
"Emek Partisi’nin bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum" diyen Yeşiltepe, "Dün 10 Ekim Ankara Gar Katliamının yıldönümüydü. Orada 104 barış güvercininin içinde 16 yoldaşımızı kaybettik. Son 3 yıllık süreçte bölgemizde Şerafettin Özcan, Haydar Çataltepe ve Metin Türkyılmaz yoldaşlarımızı da yitirdik. Kaybettiklerimizin mücadele bayrağı şimdi bizim elimizde, kazanana kadar o bayrağı taşımaya devam edeceğiz" dedi.
“Dilovası’nda kaybettiğimiz canlar için adalet istiyoruz”
Dilovası’daki Ravive Kozmetik katliamında eşi Esma Gikan’ı kaybeden Aytekin Gikan da kongrede söz alarak adalet mücadelesini anlattı. Facianın üzerinden bir yıla yaklaşırken sorumluların hesap vermediğini belirten Gikan, olayda üçü çocuk yedi kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Gikan, “Adalet arıyoruz ama bu ülkede adalet yok. Olan üçü çocuk yedi canımıza oldu. Bir seneye yaklaştı, hâlâ adalet yok. İktidar partisinden olduğu için yetkililere, sorumlulara dokunmuyorlar. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Sizler de yanımızda olun, destek olun, davalarımıza gelin. Emek Partisi her zaman yanımızda oldu. Diğer siyasi partiler ve sendikalar da yanımızdaydı. Sizlerin desteği olmasa hiçbir şey yapamayız” dedi.
Emekliler ve Alevilerden ortak mücadele vurgusu
Tüm Emeklilerin Sendikası Gebze Temsilcisi Mesut Aslan, iktidarın politikalarının emeklileri yaşam mücadelesiyle karşı karşıya bıraktığını belirtti. Emeklilerin de işçiler gibi yoksulluk ve ağır yaşam koşullarıyla mücadele ettiğini söyleyen Aslan, EMEP’in emeklilerin mücadelesinde kendilerini yalnız bırakmadığını ifade ederek teşekkür etti.
Demokratik Alevi Dernekleri Gebze Şube Başkanı Şah İsmail Yıldırım da kongreye yalnızca dayanışma amacıyla değil, işçi sınıfının mücadelesiyle Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi arasındaki bağı vurgulamak için katıldığını söyledi. Yıldırım, “Sömürü düzeni işçi sınıfını ezmek istediği gibi biz Alevileri de yok sayıyor; eşit yurttaşlık talebimizi, demokratik bir ülke hayalimizi bastırıyor. O yüzden fabrikalarda, meydanlarda, mahallelerde her zaman yan yana olmaya devam edeceğiz. Yaşasın halkların kardeşliği” diye konuştu.
Yusuf Akar yeniden ilçe başkanı seçildi
Konuk konuşmalarının ardından çalışma raporu ve tahmini bütçe, delegelerin oyuna sunularak kabul edildi. Divan başkanlığını Muhammet Uludağ’ın, divan üyeliklerini Yüksel Maraşlı ve Sevim Özdemir’in yaptığı kongrede seçime tek listeyle gidildi. Yeniden aday olan Yusuf Akar ve yönetimi seçimi kazanarak göreve devam etti.