İtfaiyecilik kimsenin göze alamadığını göze almaktır
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, her gün onlarca olaya müdahale ediyor. Özellikle Kocaeli genelinde yangın, kaza, insan ve hayvan kurtarma olaylarına sıklıkla giden Kocaeli İtfaiyesi, birçok operasyondan başarı ile çıkmanın gururunu yaşıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi çalışanları ile çalışma şartlarını ve mesleğin zorluklarını konuştuk.
“İtfaiyecilik bambaşkadır, kimsenin göze alamadığını göze almaktır.”
Küçükken benim aklımda bile yoktu bu meslekte çalışmak. Bizim mahallede bir akrabamız vardı, itfaiyeciydi. Sürekli etvayeci diye ona seslenirlerdi. Bende bilmezdim ne olduğunu bir gün ona sordum, itfaiyeci olduğunu ve mesleği bana anlattı. O zamanlar köy dilinde etvaye derlerdi.
Tercihlerimde itfaiyecilik birinci sıradaydı ve kazandım.Ben okulu kazandığımda küçücük bir sınıfta, dersgördük. İtfaiyecilik artık bilinçli olacak diye ilk dersten bize öğretmeye başladılar. Şu anda İtfaiye’nin liseleri de var. Mühendisliğimiz kaldı bir tek, o da yakında olacak inşallah.
ÇOK DEFORME OLUR
Tamamen kül olan bir evde, yangının başladığı yer daha çok deforme oluyor. Duvarlar, kablolar ve eşyaların deformasyonundan anlaşılıyor. Geri kalanı ise sorup soruşturursunuz ve sonuca yaklaşabilirsiniz. Biz araştırmaya gelen ekibine yön veririz, Kanaat’ımızı söyleriz ve ona göre çalışmalarını sürdürürler. Bizim kesin bu yüzden çıkmıştır gibi bir açıklama yapma hükmümüz yoktur ama genellikle kesin biliriz neden çıktığını. Sorumluluğu bizde değildir, tespiti bilirkişi heyeti yapar. Bu işin laboratuar kısmı var bir de, orası da teknisyen ve mühendislerin işine giriyor.
Yangın araç ve gereçleri çok pahalıdır. Belediyenin en çok masraf yaptığı yerdir itfaiye hem de hiçbir geliri yoktur. Bir itfaiye aracı parasıyla belki 10 tane çöp arabası alınabilir. Tam donanımlı araçlar olduğu için maliyetleri çok yüksektir. İnsan hayatı söz konusu ve son teknolojiyi kullanmak zorundasın. Genellikle vatandaşlar bize ihtiyacı olduğu zamana kadar bizi bilmiyorlar. Onları kurtardığımız anı bile hatırlamıyorlar panikten ve sonrasında ise kanatsız meleklerimiz diyorlar bize. İnsanların yangın ve diğer acil durumlar için daha fazla eğitilmesi kanaatindeyim.
İtfaiyecilik Belediye’ye aittir. Bizim amirimiz, belediye başkanıdır ve o ne derse biz onu yaparız. Birçok alanda aktifiz.Sadece yangın değil, itfaiye vatandaşın ihtiyaç duyduğu her alanda vardır. Yılan kurtarma, fare kurtarma, kuş kurtarma ve daha bir sürü şey. Baca temizliği içinde itfaiyeyi arayıp bilgi alınabiliyor ama biz artık baca temizliği yapmıyoruz, o işler özele devredildi.
KIYI KAZALARI KORUMA GÖREVİ DE İTFAİYE’YE AİT
Hiç unutamadığım bir anım var. Bizim aynı zamanda deniz kazaları önleme görevimiz de var. Kandıra sahillerinde kıyı kazaları korumak gibi. Mavi bayrak almış yerleri koruyoruz.Denize girilen yerlerde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi can kurtaranlık görevlileri var. Buralarda giydiğimiz elbiseler dalgıç elbisesidir. Bu aşamada yemek vakti sadece hazır yiyecekler yiyebilirsiniz. Hazır yemeğimizi yerken tam o sırada açıkta büyük dalgalar vardı. Yedi kişi orada açıkta kaldı ve bizi kurtarın diye işaret yapmaya başladı. Bir arkadaş kurtarmaya gitti ve orada o da mahsur kaldı, bir kişi daha gitti o da mahsur kaldı. Böylece açıkta kalan dokuz kişi oldu , benim de oraya gidene kadar düşünme vaktim oldu. Can simitlerini bağlayıp kurtarmak aklıma geldi. Yardıma gittiğimde neredeyse ben de akıntıya kapılıyordum ve birinin bacağından tutup kurtuldum. Bizi denizden çektiler. Bir kalktım su boyuma geliyordu ve kurtulduğumu anladım. Vatandaşa tehlikeli olduğunu anlatamıyoruz ve açılıyorlar, böyle durumlar gerçekten çok tehlikeli.
İTFAİYECİLİK KENDİ CANINI DÜŞÜNMEDEN HAYAT KURTARMAKTIR
Hayat kurtarmak için kendinizi feda eder misiniz?
İçerde insan olması yeterlidir, sizin düşünmeden kendinizi içeri atmanız için.İtfaiyecilik ruhuna işler bu mesleği yapanların. Binanın çökmesi umurunuzda bile olmaz. İçerideki insanlarla gerekirse biz de canımızı veririz ama onları kurtarmak için elimizden geleni yaparız.
Bilir misiniz tsunami depreminden sonra, büyük bir radyasyon kaçağı ortaya çıktı ve 200 gönüllü itfaiyeci seçilerek hepsi 10’ ar kişilik gruplarla radyasyon açığını durdurmaya gitti ve tek tek canlarını feda ettiler. O reaktörü etkisiz hale getiren 200 itfaiyeci adsız kahramanlardır ve kimse bilmez. Bunu dünyada hiçbir meslek sahibi yapmaz bile bile. İtfaiyecilik bambaşkadır, kimsenin göze alamayacağı şeyi göze almaktır.
Başınıza gelen garip olaylar var mı?
Olmaz mı her gün farklı bir gariplikle karşılaşıyoruz. Bir keresinde kadın kendini kundaklamıştı ve neden yaktığını sorduğumuzda cevap vermiyordu. Böyle birçok garip olayla karşılaşıyoruz. Doğalgaz kaçağını bile çakmakla kontrol ediyorlar düşünün artık.
İnsanlar arıyor çabuk gelin diyorlar, adres istiyoruz. Ne adresi yangın var diyorum size diyorlar. Geçenlerde bir eve gittik ve çıkan yangını söndürdük, içerde ev sahibi namazını kılıyormuş. Namazını bitirdiğinde bizleri görünce şok oldu.
Evinde yangın çıktığının farkında bile değildi. Ne oldu diye soruyordu, yatağınız yandı dedik. Bazen de ahlaksız telefonlar alıyoruz. En fazla aldığımız telefonlar ise yanıyoruz söndürün diyorlar. Çok fazla meşgul ediyorlar bizi, gerçekten çok ilginç şeylerle karşılaşıyoruz.
İTFAİYE MÜHENDİSLERİ ANLATIYOR
Birimimiz önleme ve eğitim şube müdürlüğü olarak geçiyor.Binaların yangınlardan korunması için bir yönetmelik var ve o yönetmeliğe göre hareket ederiz. Bina yapımından önce proje aşamasında buna göre değerlendiriyoruz. Şuan yetkimiz alındı ama yine de yardım ediyoruz ve bina bittikten sonra ruhsat alırken yerinde gidip denetliyoruz. 30 kişilik mühendis grubumuz var, rutin olarak denetim yapıyoruz.
Yurtları, kreşleri, fabrikaları, tehlikeli yerleri her iki yılda bir denetliyoruz. Yönetmeliğe göre çalışıyoruz fakat yönetmelik Türkiye’de daha yeni olduğu için sıkıntılar yaşıyoruz. Genelde mühendis ve tekniker arkadaşlarımız var, ben ise jeofizik mühendisiyim. Elektrik mühendisi, makine mühendisi, mekatronik mühendisi gibi her daldan mühendisimiz var.
Yangın çok farklı bir alan olduğu için tek bir şeye odaklanılmıyor. Biz mühendisler itfaiye için çok önemliyiz çünkü biz önleyebilirsek yangın çıkmayacak.Ama maalesef tam tersi oluyor, iş bittikten sonra devreye giriyoruz. Eğitimlerle bunları aşılması gerekiyor.İnsanlar da biraz duyarsız. Adana’daki yurt yangınından sonra insanlar biraz daha bilinçlenmeye başladı.
Çok yüksek maliyetlerle binanıza yangın merdiveni yaptırıyorsunuz ve hiç kullanmıyorsunuz, aklınıza bile gelmiyor belki ama bir yangında hayatınızı kurtarıyor. Bunlar çok önemlidir. İnsanların çoğu yangınlarda yanarak ölmüyor, çıkan gazlardan boğularak ölüyor. O yurt yangını bizim için milat gibi bir şey oldu. İnsanların itfaiyeye bakış açılarını değiştirdi. Bizim bakış açımızı da değiştirdi. Bu konuya karşı daha sert bakmaya başladık. Önümüzdeki yıllarda daha iyi olacaktır.
Olaylardan sonra olay yerine gidip tespitlerde bulunuyor musunuz?
Tabii ki gidiyoruz, kesin net çözümler bulunmaz ama biz daha çok hasar tespitiyle ilgileniyoruz. Neler hasar görmüş bunlara bakıyoruz. Buna göre yönlendiriyoruz. Sadece yangın değil ama itfaiye şehirde 24 saat yaşayan bir meslek. Yangına gidiyorsun, boğulmaya gidiyorsun, kuş, kedi kalıyor gidiyorsun, intihar vakaları oluyor gidiyorsun.
HERKES UYUR, İTFAİYE UYUMAZ!
Bu felaketlerin önlenmesi için yönetmelikler var, biz bunlara uygun çalışıyoruz. Ama ne yazık ki işin ilk basamağında yer almamız gerekirken yine en son biz devreye giriyoruz. Biz devreye girene kadar çoğu basamak atlanmış oluyor. Bizim de o saatten sonra müdahale etme olasılığımız azalıyor.
Çoğu mimar yangın merdiveni binanın görüntüsünü bozuyor diye yapmak istemiyor. Oysaki ilk düşünülmesi gereken
can güvenliğidir. Estetik bu husustan sonra gelmeli. Estetik gözükmesi için binalarda kullanılan malzemeler yangında
daha çabuk yanabilecek malzemeler oluyor. Yangın çok kolay şekilde yayılabiliyor.
BİZE BİR ŞEY OLMAZ!
Yangın tüpü gereklidir diyoruz, alıyorlar fakat bunların iki yılda bir basınç kontrolünün yapılması ve dört yılda bir tozunun değiştirilmesi gerekiyor. O süreç zarfında yangın olayını yaşamadığı için bunları da önemsemiyorlar. Çünkü bizim başımıza gelmez diye düşünüyorlar.
Çoğu yerde kapılar var ama ardında yangın merdiveni yok. Merdiven var ama kapılar kilitli. Yangın merdivenlerinin bahçe kısmı alan değerlendirmek için kapatılıyor. Bunun gibi bir sürü sorunlar var. Bunların farklı çözümleri var ama önemsenmiyor. Para kazanmak insan canının önüne geçiyor bazen. Biz halen daha yangın merdivenindeyiz, kaçma aşamasındayız. Hâlbuki önleme kısmında olmamamız gerekiyor ve bunların hiç yaşanmaması gerekiyor.
YANGINI ENGELLEYEMİYORUZ AMA YAYILMASINI DURDURABİLİYORUZ
Yangın çıkmaması için ne gibi önlemler alınıyor?
Yangının çıkmasını engelleme gibi bir durumumuz yok ama ilerlemesinin durdurabiliyoruz. Yangının başlangıcını insanlara hızlı duyurabilecek sistemler kuruluyor. Yönetmelikte kullanılması gereken malzemelerinse özellikleri bellidir.
Fakat biz daha yangın merdiveninde olduğumuz için o kısımlar önemsenmiyor. Hangisi daha uygunsa o malzeme kullanılıyor. Kullanılan malzemenin yanıcılığı hızlıysa yangın bir dakikada yayılıyor ama biraz zorsa yangın beş dakikada yayılıyor. Bu süre zarfında yangın uyarı sistemleri varsa sulu söndürme sistemleri devreye giriyor ve yangının yayılması önleniyor. Bu çalışmalar can kaybını en minimuma indirebiliyor. Binaların yapımından önce onay kısmına kadar olan sürede bizim devreye girmemiz gerekiyor ya da onayı yapan kişilerin bu konuda bilgi sahibi olması gerekiyor ama biz her şey onaylandıktan sonra devreye giriyoruz.