14/04/2021 17:12:51
  • 8.0996 TL
  • 9.6877 TL
  • 11.1609 TL
KOCAELİ 18°

BİR KAMPÇININ GÖZÜNDEN

28 Ocak 2021 Perşembe - 11:03

BİR KAMPÇININ GÖZÜNDEN

 

1 – PÜRENLİ YAYLASI :

            Düzce İline bağlı Gölyaka sınırları içerisinde olan bu doğanın  renk cümbüşüyle kaynaştığı Pürenli Yaylası , Düzce Merkezine 28 kilometre mesafede olup rakımı 1400 metredir. Yaylaya ulaşım iki şekilde olabilir. Sakarya – Mudurnu Yolu üzerinden Ilıca köyünden yaklaşık 18 km lik Orman yolundan , bir diğer seçenek olarak da Gölyaka üzerinden Güzeldere Şelalesi’ne uğrayıp , yol üzerindeki Balıklı Yaylası’nın Doğal güzelliğini keşfedip 3 km uzaklıkla Pürenli Yaylası’na ulaşılabilirsiniz.

    

 

   Yaylada pek çok yayla evlerine şahit olacaksınız. Yayla halkı genellikle yaz aylarında nüfusu kalabalıklaştırıyor. Büyük ve küçükbaş hayvanlar kampınıza misafir olabilir. Yaylada kullanabileceğiniz herhangi bir wc ya da alış-veriş yapabileceğiniz market veya bir işletme bulunmuyor. Mutlaka yanınıza yiyecek bir şeyleri almayı unutmayın. Yayla yaz aylarında bile oldukça serin hatta soğuk olabiliyor. Sıkı giyinmelisiniz. Yayla da kullanabileceğiniz su pınarları bulunuyor. Kamp yapıyorsanız bilirsiniz ki gece soğuk geçer ve mutlaka yakacak odun bulmak zorundasınız. Pürenli Yaylası yakacak bakımından zengin bir yere sahip. Tabi bilinçsizce güzelim yaş ağaçları yok etmeden yere düşmüş odunlardan faydalanırsanız … Bir diğer husus ise yayla kültüründe olur olmadık zamanlarda sizi uykunuzdan bir anda uyandıran silah atımı. Çöp bırakma konusuna zaten hiç değinmiyorum. Getirirken size nasıl yük olmuyorsa giderken de o çöpleri yanınıza almak pek yük olmasa gerek.

 

2 – TORKUL GÖLETİ :

                 Düzce merkeze 34 km uzaklıktaki bu eşsiz doğa güzelliğine sahip TORKUL GÖLETİ  Uğurköyü sınırları içerisinde bulunan volkanik çöküntüler sonucu oluşan tabii bir gölettir. Gölet etrafını çevreleyen Kayın , Köknar , Gürgen , Akçaağaç , Karaçam , Kestane vb. gibi orman örtüsü , sizleri bambaşka farklı bir dünyaya doğru yolculuğa çıkaracaktır. Göl çevresinde bulabileceğiniz her türlü düzlüğü değerlendirip , özellikle sık ormanın içinde hamağınızı da kurup göl manzarası eşliğinde kampınızı atarak doğanın size sunduğu o eşsiz  terapi duygusunu yaşayabilirsiniz. Burası doğal bir alan olduğunda tabii ki çevreye zarar vermeden ve bulmak istediğimiz gibi yeniden geri gelmek üzere doğanın keyfini çıkarmalısınız.

     Gölet etrafında kullanabileceğiniz sadece bir adet çeşme mevcut. Zaten kamp atarken ilk düşündüğünüz , yakın bir yerde çeşme olup olmadığıdır. Doğa içinde olduğunuzdan burada da wc bulmanız zor. Mutlaka yiyecek ve içeceklerinizi yanınızda getirmelisiniz. Keza alış-veriş yapacağınız bir market ve işletme yok.         

 

       

           Gölete ulaşmak için Düzce merkezden önce Beyköy ve Uğur köylerini geçmeniz,ardından da ODAYERİ YAYLASI ‘ na ulaşmanız gerekir. Zaten Odayeri Yaylasına geldiğinizde aracınızı kenara çekip durmamak elde değil. Mutlaka burada da poz almak isteyeceksiniz. Gölete çok yağmurlu ve karlı dönemler dışında normal binek aracınızla ulaşabilirsiniz. Ama her ne olursa olsun mutlaka aracınızın deposu dolu olsun. Kamp kurallarını zaten söylememe gerek yok. Yiyeceklerinizi mümkün oldukça gece yatarken kampınızdan uzak bir ağaç dalına ( özellikle yanınızda et vb. yiyecekler getirdiyseniz ) asarak uyumayı unutmayın. Malum doğada misafirlikte olduğunuzu unutmayın. Arkadaşların size misafir olmasını eminim istemezsiniz

3 – TEKİROVA TABİAT PARKI ( KLEOPATRA KOYU )  :

           Biraz da Akdeniz zamanı diyerek , güzel ülkemizin cennet koylarından biri olan ve Antalya / Kemer e bağlı Tekirova beldesi sınırları içerisinde olan , şimdilik bakir kalmış KLEOPATRA KOYU ‘nda güzel bir kamp deneyimini yaşamanızı mutlaka tavsiye ederim. Tekirova merkezinden ayrıldıktan hemen sonra yaklaşık 3 km lik toprak ve orman yolundan biraz dikkatlice binek aracınızla bu güzel koya ulaşabilirsiniz.  Tekirova Tabiat Parkı olarak da geçen bu koyda herhangi bir işletme ve market bulunmamakta.

           Tekirova Kleopatra Koyu’nda herhangi bir işletme ve market bulunmamakta. Dolayısıyla mutlaka yiyecek ve içeceklerinizi yanınıza almanız gerek.

 

         Koy tamamıyla taşlık ama akvaryum görünümünde mas mavi bir denize sahip. Deniz kampı yapmasını sevenler için , mis gibi temiz havanın sunduğu bol çam kokulu oksijeni içinize çekmek sizi yeniden başlamaya yetecektir.

 

Doğal yaşam konusunda pek bilgiye sahip olunmasa da Sincap ve Domuzlar  sizlere selam verebilir. Bölge ılıman bir ilkime sahip olduğundan eğer yazın gidiyorsanız çadırlarınızın fermuarı kapalı olmalı. Aksi takdirde gece sivrisineklerle baş etmek zorunda kalabilirsiniz. Ama genel anlamıyla bu koyda yapılabilecek en güzel şey deniz kenarına kurduğunuz çadırınızın içinden dalgaların sesleri eşliğinde güzel bir uyku çekmek , hamakta sallanmak veya kitap okumak…

 


4 – ÇATKÖY – CANCİK PANSİYON  :

             Bir Ege’li olarak , Karadeniz aşığı olmamda en büyük etkenlerden biri Rize diyebilirim. Doğası , insanı , yaşantısı ve daha sayabileceğim pek çok şey beni bu cennet köşeye çekmekte sanırım haklı.  Rize Çamlıhemşin’e bağlı Çatköy sınırları içinde olan CANCİK PANSİYON bir aile işletmesidir. Pansiyon 5 adet tahtadan yapılmış  kütük eve sahip. Kendine ait restoran ve market var. Çok cana yakın olan İşletme sahibi Tahsin beyin gezi için önerilerine uyun derim. Pansiyon bahçesi oldukça geniş. Bahçesine kampınızı atmanıza izin veren Tahsin bey bu konuda fazlasıyla cömerttir. Eşinin yaptığı Muhlama ve Turşu kavurmasını mutlaka yemenizi tavsiye ederim.

         Burada yapacağınız çok güzel aktiviteler var. Çatköyü’ne çıkıp yürüyüş yapabilir , köye de adını veren iki derenin birleştiği yerden iki ye ayrılarak bir taraftan Elevit ve Trovit Yayla’larına ( 12 km )  , diğer taraftan da Çiçekli Yaylası ve Kale-i Bala yı  ( 10 km ) işletme sahibinin yardımıyla çıkıp o muhteşem güzellikleri görebilirsiniz. Bol bol yürüyüş yapabilir  , mis gibi dağ çileklerinden tadabilirsiniz.

        Doğası itibariyle her an yağmura yakalanma riski olan bu coğrafya da mutlaka yağmurluksuz yola çıkmayın. Çamlıhemşin den 27 km uzaklıkta olan bu güzel pansiyona gelmeden önce de tabi yol üzerinde ZİLKALE ve PALOVİT ŞELALESİ’ ne de uğrayıp , tarihi ve  bol oksijeni depolamanızı da tavsiye ederim.  Ulaşım      her  türlü  binek  araçla   da uygun        olacaktır.

 

5 – BORÇKA KARAGÖL TABİAT PARKI  :

                      Artvin Şavşat’tan sonraki ikinci Tabiat Parkı olan bu sonradan tabii olarak oluşan Borçka Karagöl Tabiat Parkı , deniz seviyesinden 1550 mt yükseklikte olup , Artvin Merkeze 60 km , Borçka Merkeze ise 27 km uzaklıkta bulunan muhteşem bir göldür. Göl kenarında kamp yapılmasına izin verilmiyor. Göl 4 mevsim ziyaretçi kabul ettiği için Wc ve restoran bulma imkanınız var.  Bölge yağışı bol olduğundan anlık hava değişimlerine çok dikkat etmelisiniz. Kayın , Gürgen , Kestane , Karaçam vb. pek çok orman örtüsü çeşitliliğine sahip.

           

            Borçka Karagöl bir tabiat parkı olduğundan , girişte sizlerden kişi başı ücret talep edilmekte. Kamp yapmayı seviyorsanız girişteki otoparkın arkasında bulunan ormanda ya da göle suyu sağlayan derenin kenarına kampınızı atabilirsiniz. Yalnız uyarmalıyım ki Karadeniz’de olduğunuzu asla unutmayın. Yağış esnasında derenin yükselme ihtimaline karşı oradaki görevlilerin sizleri uyarmasına rağmen kampınızı sabah göl içinde bulabilirsiniz.  Bir uyarı da yabani hayvanlar için yapmak  istiyorum. Biliyorsunuz ki biz onların evlerine misafir oluyoruz. Bölge Boz ayıların , Çakalların , Kurtların ve buna benzer yaban popülasyonunun bol olduğu bir yerdir. Dolayısıyla bu arkadaşların gece  uyurken sizleri ziyarete gelmesini istemiyorsanız mutlaka yiyeceklerinizi kampınızdan mümkün  olduğunca uzak tutmanızda fayda var. Şahsen , hayatımın  ilk Ayı görme tecrübesini  burada yaşadığımı altını çizerek belirtmek isterim


6 – ACELLE YAYLA GÖLETİ  :

                     Acelle Yayla Göleti  Sakarya ili , Akyazı ilçesine bağlı Hanyatak mahallesine yakın daha sonradan yapay olarak oluşturulmuş pek bilinmeyen 1200 mt rakımlı bir yayla göletidir.  Aslında göletin doğusunda pek çok yayla evlerini görebilirsiniz. Yöre halkına göre pek çok daha adı duyulmamış yaylaya sahip Sakarya ili yayla kültürü bakımından oldukça zengin.  Göletin doğusunda yer alan yayla evlerin olduğu yer Acelle Yaylası olarak bilinir.  Yaz aylarında oldukça nüfusu artabiliyor. O zamanlar da yaylada bir açık bakkal bile bulabiliyorsunuz.

 Acelle Yaylasına ;  Sakarya – Akyazı dan sonra Beldibi mevkiinden Hanyatak mahallesine giderek ulaşabilirsiniz. Sakarya merkeze 70 km uzaklıkta olan bu göletin etrafında iğne yapraklı pek çok ağaç görebilirsiniz.  Ayrıca kamp yapmak için oldukça elverişli bir yer olup göl çevresinde çok fazla düzlük alan bulamasanız da , gölü seyredebilecek çok güzel bir keşifle kendinize yer bulabilirsiniz. Göl etrafında irili ufaklı çeşmeler bulabilirsiniz. Ama özellikle yazın bu çeşmeleri yayladaki büyük ve küçükbaş hayvanlarla paylaşmak zorunda kalabilirsiniz J Yaylada çok temiz olmayan ama yine iş görür bir tuvalet var. Kamp ateşi yakabildiğiniz gibi  odun bulmak içinde biraz orman derinliklerine girmeniz gerekebilir. Yılın belirli zamanlarında ise Göletin dolmasını sağlayan Enişte deresinin yanlarında da dağ çileklerini toplayabilirsiniz. Hanyatak mahallesi içinden sonra yol yaklaşık 6 km orman ve toprak yola dönüyor. Normal binek araçlarla gidilebilir bir yer. Ancak çok yağışlı ve çamurlu havalarda sıkıntı çekebileceğinizi düşünüyorum. Dikkat etmekte fayda var. Yaban hayat konusunda diğer yaylalarda da olduğu gibi her zaman misafir olduğunuzu hatırlatmam gerek. Özellikle yaz aylarında tam hava daha yeni kararmışken çakalların ritmik seslerini duymak içten bile değil 

           

7 – FARALYA KÖYÜ   :

             FARALYA KÖYÜ , Muğla-Fethiye’ye Bağlı Ölüdeniz’in bir mahallesi durumundadır. Ölüdeniz’e yaklaşık 16 km uzaklıkta olup deniz seviyesinden yaklaşık 300 mt yükseklikte Yamaç Paraşütü ile ünlü Babadağın eteğinde yer alan bu şirin köy , aynı zamanda  Dünyaca ünlü KELEBEKLER VADİSİ ’ ni de en iyi açıdan gören bir konuma sahiptir.  Tabi bunun da yanında tarihi LİKYA YOLU ‘ nun güzergahı üzerindedir.    

 

Köyde konaklayabileceğiniz pek çok Butik otel bulabilirsiniz. Kamp yapmayı düşünürseniz de ; ilki Likya Yolu üzerinde herhangi bir yer , Şahsa ait George House Kamping  ( pandemi öncesine kadar hizmet vermekteydi ) bir de Belediye’ye ait olan Kelebekler Vadisi Seyir Tepesi ‘nde kamp atabilirsiniz. 2019 yılında George House de kişi başı konaklama sabah kahvaltı + akşam yemeği fiyatı 90 tl di. Seyir Tepesinde konaklama ücretsizdir. Fakat tepeye yakın oturan Çok tatlı bir çift evlerinin Elektrik ve tuvaletini sizinle paylaşmaktadır. E sizde gitmeden onlara bu güzellikleri karşında boş bırakmazsanız iyi olabilir.

                        Köyde bakkal ve büfe bulunuyor. Burada yapılabilecek pek çok şey vardır. Yaz aylarındaysanız minibüslerle ölüdeniz’e gidip denize girebilir , yürüyüş merakınız varsa Likya Yolu üzerinden Kabak Koyu ‘na yürüyebilir , macera ve tehlikeye meraklıysanız da patika yollardan Kelebekler Vadisi ‘ ne inebilirsiniz. Ama bunun için çok ama çok dikkatli olmalısınız. Çünkü iniş için gerekli tertibat ve ekipmanınız olması önemle tavsiye edilir. Hiçbir şey yapmak istemiyorum derseniz de kampınızı kurup manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Görülmesi gereken bir yer.

    8 – ARDEN KAMPING ( EDREMİT ) :

                    KAZ DAĞLARI , belki de dünyanın en büyük güzelliğine sahip noktalarından ve korunması kesinlikle gerekli yerlerden biri. Bir tarafı Edremit Körfezi’ne diğer bir tarafı da Çanakkale ye bakan bu eşsiz doğa harikasının her bir karışı cennet gibidir. ARDEN KAMP , Balıkesir – Edremit’e bağlı Zeytinliköy ‘ünün Mehmedalan mahallesi sınırları içerisinde şahse ait bir kamp işletmesidir. Buraya ulaşmak için önce Edremit’e varıp oradan yaklaşık 12 km sonra kampa giriş yapabilirsiniz. Son 2 km si orman yolu olan bu yere ulaşırken biraz yavaş gitmenizde fayda var. Kimse aracın altını sürtme istemez.

             Arden Kamp, tamamıyla eviniz gibi rahat edebileceğiniz , içinde duşu , tuvaleti ve yiyecek-içeceklerinizi muhafaza edeceğiniz iki adet buzdolabı olan dere kenarına kurulmuş sonradan düzenlenmiş ve çadır başı 50 tl bir kamp alanıdır.Dere üzerine kurulmuş bir bent sayesinde oluşan birikintide yüzebilir,ufak bir kano ile derenin keyfini çıkarabilirsiniz. Sezonda , gitmeden önce mutlaka işletme sahibi ile iletişime geçmeniz daha faydalı olur. Kamp alanının büyük çoğunluğunu zeytin ağaçları oluşturuyor. Dere kenarında da Çınar,Kayın ve çam ağaçları mevcut. Tesise yakın yürüyüş parkurları ve görüp değerlendirebileceğiniz birkaç tane daha Kamping alanı bulunuyor. Tesiste yeme içme durumu şimdilik tamamen size ait. Pandemiden önce yemek hizmeti veren tesis şimdilerde yine de size ikramlarda bulunur. Cana çok yakın ve eviniz gibi sizi serbest bırakan işletme sahibi Serdar bey ve eşi Esma hanım güler yüzü ile her zaman size destek olacaktır. Kaz dağlarına gittiğinizde mutlaka uğrayın. 

 

 

 

       9 – SULTANPINAR ( GÖKÇESARAY YAYLASI )  :

              Sakarya – Akyazı , Dokurcun beldesine bağlı bu güzel yayla bünyesinde 3 adet sonradan oluşmuş gölet barındırmakta. Akyazı’yı geçip Beldibi beldesinden sonra yaklaşık 16 km sonra SULTANPINAR YAYLASI ‘ na yarısı Toprak ve orman yolu olarak ulaşabiliyorsunuz. Yaylada Herhangi bir işletme , tuvalet vb. bulunmamaktadır.  1200 mt rakıma sahip yaylada pek çok yayla evleri bulunup özellikle yaz aylarında oldukça kalabalık nüfusa sahip oluyor. Yayla kültürü bu yaylada da olduğu gibi hayvan besiciliğinin en yaygın olduğu yerdir. Kamp yapmak isteyenler , Yayla evlerinin bulunduğu göletin güney ve doğu kıyılarına , bu göletten yaklaşık 2 km sonra ikinci bir gölet olan Gökçesaray Yaylası ‘ nda bulunan göletin tüm kıyılarında kamplarını atabilirler.

           Yaz aylarında ,  oldukça kalabalık olan bu yayla da , kullanabileceğiniz birkaç su pınarı bulunmaktadır. Yayla da herhangi bir market olmadığından mutlaka yiyecek / içeceklerinizi yanınızda getirin. Yaz ayları da olsa mutlaka geceleri üşümemek için sıkı giyinin.  Kampınızı büyük ve küçükbaş hayvanlar ziyaret edebilir J Maalesef hiç onaylamadığımız ama ortalama tüm yaylalarda olduğu gibi sık sık sizi bir anda silkeleyen silah sesleri sinirinizi bozabilir. Göletin etrafında bulunan mini ormanlarda yakacak birkaç odun bulmanız muhtemel. Kış aylarında yaylaya ulaşmak binek aracınızla biraz zor olabilir.  Ancak yine gidilmeyecek kadar kötü bir yola sahip değil.  Sakarya da bu tarz yaylalara benzer pek çok yayla bulunuyor. Acelle Yaylası ve Karagöl Yaylası da bu gölete 6 – 10 km uzaklıktaki diğer yaylalardır.

       10 – DAVLUMBAZ YAYLASI   :

                  Yaylası en bol illerden biri olan Sakarya’nın bir cennet köşesi de bana göre DAVLUMBAZ YAYLASI dır.  Sakarya-Akyazı Dokurcun beldesinin içinden 10 km ve 30 dk lık uzaklıkta olan bu yayla 1300 mt rakımdadır.  Yayla bildiğiniz düzlük bir ova gibidir. En güzel yanı ise Sülüklü Göl’ e kuşbakışı manzarasının muhteşem görüntüsüdür. Yayla oldukça geniş düzlüğe sahip olduğundan ormanlık alanlara ulaşabilmeniz için biraz yürüyüş yapmanız gerek. Kaldı ki yürüyüşe çok uygun olan bu yaylada yapılacak pek çok şey bulabilirsiniz.

 

              Çokgeniş alana sahip olmasından dolayı yaylada bulabildiğiniz her yere kampınızı atabilirsiniz. Ateş yakılmış yerlerde kamp ateşinizi yakabilir , ormanlık alanlarda dolaşırken fazlasıyla kuru odun bulabilirsiniz.  Yaz aylarında , yukarıdaki Sülüklü Göl manzarasını izlemeye gelen pek çok günübirlikçi , trekking ve kampçıların gelmesinden dolayı  oldukça kalabalık olabilir. Yaylada bulabileceğiniz bir adet su pınarı mevcut. Ama yine de gelirken yanınızda suyunuzu getirmenizi tavsiye ederim.

               Kamp yapmak bir kültürdür. Kendinizi nerede huzurlu ve mutlu hissediyorsanız orada olun. Kiminle  , neyle , nerede , nasıl olduğu önemli değil. Bazen tek başınıza bazen de sevdiklerinizle.  Benim için en çok huzurlu ve mutlu olduğum yerlerden biri doğa içinde yapmış olduğum kamptır. Doğa insanı kucaklar sahip çıkar. Siz ona nasıl bakarsanız o da size sonsuz güzelliğini verir. Kamp ile kalın

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI