08/12/2021 22:46:05
  • 13.6691 TL
  • 15.4262 TL
  • 18.0949 TL
KOCAELİ

KIZMA BİRADER

10 Ekim 2021 Pazar - 11:52

Zarlar hileli mi bilmem ama ,pek çoğumuz farklı farklı konularda haksızlığa uğradığımızı düşünürüz. Bu durum; gün içerisinde bir alışveriş anında uzandığımız ürünün başkası tarafından bir saniye farkla daha önce alınması yada işyerinde bir görev dağılımında sizinle uyuşmayan bir eşleşme yaşandığında da olabilir. Ve biz sonuç olarak sürekli kendi kendimizi yargılarken buluruz. Keşke şöyle yapsaydım, keşke böyle söyleseydim patinajları çekeriz. Farklı bir yaklaşım yolu ararken, bu sefer de içeride bir şey bize, dur yapma, nerden çıktı şimdi bu ,zaten yapsan ne olur ki sonuç değişmez gibi komutlar verir durur. Durun korkmayın! İlkel beynin bir oyunudur bu, bizi sürekli kontrolde ve güvende tutmaya yönelik hamleleridir. İsteriz ki; bu ses biran için konuşmasın da yapabilmenin özgürlüğünü tadabilelim. Kolayı var. Söyledikleri ile çatışmadan, söylenenlere teşekkür edin ve seçiminizi yapın, yolunuza bakın.

Aslında hepimiz huzursuz zamanları çokça yaşıyoruz, keyifli anlarımızda bile. Neden?  Çünkü yaptığımız, ortaya koyduğumuz tak diye kabul görsün istiyoruz. Tepkiyi alamadığımızda başlıyor kaşıntılarımız. Dijital platformlarda beğenileri beklerken, bir grup ile sohbet halinde iken sözlerimize karşılık bulmayı beklerken kaşınır dururuz.

Alice- Tavşan hikayesini hepimiz biliriz. Alice, Tavşan ile karşılaştığında bir yol ayrımındadır ve tavşana sorar: “ Hangi yoldan gideyim?”. Tavşan Alice’e şöyle der: “ Nereye gideceğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin ne önemi var?” ve serüven başlar. Şimdi bu bağlamda, yeniden sorarım keyifli anlarda huzurunuzu ne arttırır? Nereye gideceğiniz belli mi? Kaşıntıların geçmesi için seçenekler ne? Oyunun kuralında neler var sizde? Zarlar ne gelirse gelsin hamleler sınırsız.

Aslında birçok kişi bildiklerini yapamaz bir halde yaşıyor. Bilme ile yapma arasındaki bir boşlukta. Bu boşluğu daraltmak ve genişletmek pek tabiki de kişiye bağlı. Ne demek istiyorum? Hadi biraz mercek tutalım şu boşluk denen mevzuya. “Boşluk” kelime anlamı ile üzerinde yada içinde hiçbir şey bulunmama halidir. Zihin yapısı itibariyle boşlukları sevmez ve hemen doldurmaya başlar. Orada geçmiş vardır, gelenekler vardır, inançlar vardır, duygular vardır, sırlar vardır, korkular vardır, yaşam amacı vardır. Bilme- yapma boşluğuna düştüğümüzde, zihin bu alanı doldurmak için yoğun bir çaba gösterir. Seçimlerinizde en çok kullandığınız alan inançlar mı, deneyimler mi, sezgiler mi, hangisi oyuna girer? Daha önceki oyunlarınızda asıl oyuncu ne ise yine ilk hamlede o yer alır. Siz seçimlerinizde neyi öne çıkarırsınız? İnançlar? Hayaller? Duygular? Uzman görüşü? Deneyimler?

Bildiğimiz şeyleri yapma haline dönüştürmek için,  boşluk doldurmadaki seçiminizin farkında olun. İşte o an gerçeğe aydım dediğiniz andır. Varılacak yol belli ise gidilecek yollar keyiflidir.

Kızma Birader oyununu vardı küçüklüğümde. Küçükken kardeşlerimle oynardım, şimdi kendi kızımla oynuyorum. Oyunun kuralı kutuyu açtığınızda yazılıdır bir tanıtım kartonunda. Oyunun hedefi bellidir, amaç da. Yazmaz orada hamleler, çünkü oyuncusuna bağlıdır. Hem oyuncu sayısı da değişiklik gösterir tıpkı gerçek hayatta seçim ayrımlarında yalnız yada pek çok oyuncu ile yanyana olmak gibi. Demem o ki; oyun aynı olsa da oyuncular ve hamleler hep farklı. Her oyun kurgusu içinde birçok çıkış hamlesi barındırır. Zarlar hileli gelmiş yada gelmemiş , boş verin. Varış noktası için tüm yolları deneyin. Bazen rakip oyuncular ile aradaki boşluğu açmak, düşünülmüş bir sonraki hamle içindir. Bir zar önceki geri gelmeler, biz zar sonrası finale dönüşür.

Söylediklerime kızanlara KIZMA BİRADER diyerek, keyifli bir Pazar günü geçirmenizi temenni ediyorum.

İyi okumalar,

Sevgilerimle,

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

  • 4.000 TL
  • 4.500 TL
  • 5.000 TL ve üzeri