Gebze Teknik Üniversitesi, Nobel ödülü alarak ülkemizin gururu olan Prof.Dr. Aziz Sancar’ı ağırladı. Amerikada çalışmalarını yürüttüğü laboratuarıyla benzer çalışmalar yürütecek olan ve kendi adının verildiği ‘Biyolojik Saat Laboratuvarının’ açılışına katılmak ve öğrencilerle bir araya gelmek üzere GTÜ’ye gelen Sancar, yoğun ilgi gördü
Laboratuvarın açılışından sonra düzenlediği basın toplantısında kendisine gösterilen ilginin Türk insanının bilime verdiği önemden kaynaklandığını ve kendisini çok memnun ettiğini ifade eden Sancar, önemli açıklamalarda bulundu. Tüm kurum ve kuruluşların Temel Bilimlere önem vermesi gerektiğinin altını çizen Sancar ayrıca Kocaeli’ndeki sanayinin gelişmiş olmasından memnuniyet duyduğunu kaydetti. Sancar bir soru üzerine kız çocuklarının eğitime daha çok kazandırılması gerektiğini belirterek; “Genellikle kadınlar erkeklerden daha ileri görüşlüdür. Ben onu annemde ve tüm tanıdığım kadınlarda gördüm. Türk kadınlarına tavsiyem, özellikle kızlarımızın eğitimi için onlara erkeklerden daha fazla ısrar etsinler. Babalar ne söylerse söylesin kızlarımız eğitilsin. Erkeklerle aynı imkanlar sağlansın. Belki buralarda var ama Doğu'da yok. Bunu memleket sahasına yaymamız lazım. Tüm kızlarımızı eğitmemiz lazım” diye konuştu.
Sancar, "Bir de şu var, Nobel olmasaydı buraya gelmezdiniz. O bakımdan Allah İsveçlilerden razı olsun. Çünkü bütün dünya, özellikle kendi gençlerimiz, benim yaptıklarımdan çok heyecanlandılar." ifadelerini kullandı.
- "YUNUS EMRE, TÜRK DİLİNİN BABASIDIR""Yunus Emre, Türk dilini ölümsüzleştiren şairimizdir. Anadolu'daki Türk dilinin babasıdır. Onun mükemmelliğine, benim görüşüme göre, hiçbir yazarımız erişmemiştir. O bakımdan vatansever bir insan onu örnek alır, onun seviyesine çıkmaya çalışır. Ben de en güzel yazılmış makaleme o nedenle 'Yunus Emre Destanı' dedim. Çünkü güzel yazılmıştır, verileri güzeldir, sunumu güzeldir. Yani Yunus Emre'nin sadeliğini görüyorsunuz. Benim makalem o seviyede değildir ama ona yaklaşmaya çalıştım."
"Bu kadar başarılı bir bilim insanı olmanız ve Nobel Ödülü almanıza rağmen nasıl bu kadar alçak gönüllü olabiliyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine Sancar, "Hepimizi Allah yaratmış. Görevimizi yapıyorsak ailemize, insanlığa olan borcumuzu ödüyoruz. Yani hiçbirimiz diğerinden üstün değildir. Bir çöpçü işini güzel yapıyorsa Nobellik kadar değerlidir." diye konuştu.
"80 YAŞINDAKİ ADAMDAN ÇOK YÜKSEK VERİM ALAMAZSINIZ"Prof. Dr. Sancar, "Atatürk, yurt dışına gönderilen öğrencilere 'Sizi kıvılcım olarak gönderiyorum, alev olarak dönmenizi istiyorum.' demiş. Bu bağlamda siz de Türkiye'ye yeniden dönmek ister misiniz?" sorusu üzerine, şu ifadeleri kullandı:
"Bu soruyu suçlu hissetmem için sordunuz, çünkü ben bir kıvılcım olarak gittim ama bir alev olarak gelmedim, alevi Amerika'da yaptım. 1976'da Diyarbakır Askeri Hastanesi'nde askerliğimi yaptım. O zaman Dicle Üniversitesinin Biyokimya Bölüm Başkanı ile konuştum, memleketime yakın olduğu için oraya gitmeyi düşünüyordum. Oradaki bütün temel bilimlerin bütçesi, kendi laboratuvarımın bütçesinden daha düşüktü. O nedenle 'Buraya gelsem başa güreşemem' dedim. Ne yaparsam yapayım başa güreşmezsem yapamam, tabiatımda yok. O bakımdan 'Şimdi gel, artık meşhur oldun, memlekete bir şeyler yap' diyorlar. Benim yaşımda bir insanın burada laboratuvar kurup, üst seviyede araştırma yapması 5-10 yıl alır. Şimdi 70 yaşıma yaklaşıyorum, 80 yaşındaki adamdan da çok yüksek seviyede verim alamazsınız. Herkes söylüyor 'Artık senin başka bir görevin de var. Türk gençleri seni örnek alıyor, senden ilham alıyor.' Bu da bir görevdir, inşallah o görevi yerine getirmeye çalışacağım."
Galatasaray üyelik kartını gösteren Sancar, "Futbolcu olmak istediğimde, milli takımda oynamak istiyordum, hayattaki gayem oydu." diye konuştu.
Konferansın sonunda GTÜ Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, Sancar'a çini işlemeli vazo hediye etti.
İL PROTOKOLÜ, AKŞAM YEMEĞİNDE SANCAR İÇİN BULUŞTU