Yaklaşık 19 yıl önce meydana gelen büyük bir can ve mal kaybına yol açarak insanlarda büyük travmalara neden olan 17 Ağustos depremi ile ilgili yapılan çalışmalarda birçok insanda travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon belirtileri gözlendiğini söyleyen Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nden Uzman Psikolog Nesligül Nihal Olgun, 17 ağustos depreminin Türkiye tarihi içerisinde ayrı bir yeri olduğunu ifade etti.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Nesligül Nihal Olgun, yıkım etkisi çok büyük olan bu depremin insanlarda da büyük izler bıraktığını vurgulayarak, “Yıkım gücü yüksek depremin insanlar üzerinde ve toplum üzerindeki etkisi, kişinin hem fiziksel hem ruhsal bütünlüğünü bozacak düzeyde bir olay olmasıdır. Travma yaşayan her bir kişi olaya aynı tepkiyi vermiyor, kimisi bir ruhsal sıkıntı geliştirebilirken ve bu patoloji düzeyinde de olabilirken, kimi insanlar daha farklı yollarla baş ederek patoloji gerektirmeyebiliyorlar. 17 ağustos depremi sonrasında yakın dönemde yapılan çalışmalarda, ruhsal rahatsızlık geliştirme oranı ilk dönemlerde yüzde 60’larda iken, daha sonra yapılan çalışmalarda bu oranın yüzde 20’lere düştüğü gözlemleniyor. En çok gözlemlenen de travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon oldu. Hayatına güçlü şekilde sarılan, tepki fark etmediğiniz, eski yaşantısına devam eden insanlarda ise aradan bir sene geçtiğinde bile bir anda travmayı hatırlatan bir şey ile karşılaşılınca; koku, yer, nesne, bir his, tekrar onunla birlikte unuttuğunu düşündüğü travması geri gelebilir. 17 Ağustos depreminde olduğu gibi beden bütünlüğü bozulmuş insanlar ile karşılaşıyorsunuz ya da onlara tepki veren yakınlarını görmüş oluyorsunuz yani doğrudan hikayenin içerisindesiniz. Onları gören sağlık çalışanları da, arama kurtarma çalışanlarında da travma gelişti. Yani hem maruz kalanlar hem de onlara yardım etmeye çalışan kişilerde psikolojik sorunlar görülmeye başlandı.” dedi.
“17 Ağustos toplumsal bellekte yer edindi”
17 Ağustos depreminin ruh sağlığı alanında bir milat olduğuna dikkat çeken Uzman Psikolog Nesligül Nihal Olgun, travma alanı ile ilgili hem akademik hem de pratik olarak daha fazla çalışmalar olduğunu, buna dair ayrı klinikler oluşturulduğunu ve üniversitede ruh sağlığı alanlarında ayrı olarak travmaya yönelik dersler konulmaya başlandığını söyledi.
Uzman Psikolog Olgun, “Bakanlıklar düzeyinde farklı, rehberlik ve psikolojik danışmalarda ise daha farklı çalışmalar gerçekleştirildi. Depreme yönelik fiziksel hazırlık açısından yapılan bir takım provalar oldu. İlköğretim ve ortaöğretim düzeyinde çalışmalar oldu ve bu provalar halen daha devam ediyor. Tekrar beklenen bir deprem var, riskli bir bölgede yaşamaktayız. Hafızayı taze tutabilmenin bir yolu, belli aralıklarla bu tür eğitimleri tekrar ediyor olmaktır. Çocuklar ve yetişkinler içinde o an temel organizasyon planı sunmak gerekiyor ki ruhsal sağlık da böylece korunmuş olsun” şeklinde konuştu.