Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu düzenlediği basın toplantısında muhalefete çağrıda bulundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Partisinin Balgat’taki genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Karamollaoğlu, millettin referandumda önemli bir demokrasi sınavını verdiğini söyleyerek, “Vatandaşlarımız kendisine yakışır bir olgunlukla iradesini sandığa yansıtmıştır. Hem sandığa katılım noktasında ortaya koyduğu duyarlılık hem de bu süreçte ortaya koyduğu sağduyulu tavır nedeniyle aziz milletimize teşekkür ediyoruz. Elbette teşekkürü hak eden en önemli kesimlerden birisi de Saadet Partisi teşkilatlarıdır. Saadet partililer her türlü algı operasyonuna, haksız iddia ve ithama maruz kalmasına rağmen bu süreçte hiçbir zaman asaletini bozmamıştır. Bu duruşuyla, referandum sürecinde kutuplaşmayı engellemiş daha derin kırılmaların yaşanmasına izin vermemiştir. Saadet Partisi mensupları bir kez daha Türkiye’nin en disiplinli, en şuurlu, en sağlam teşkilatı olduğunu ortaya koymuştur” dedi.
Seçim süreciyle çok şey konuşulabileceğine vurgu yapan Karamollaoğlu, “Haksız rekabetten, medyanın yanlı tutumuna, devlet imkanlarının kullanımından, bürokratik baskılara kadar birçok şey söylenebilir. Anayasalar, toplumsal mutabakat metinleridir. Elbette milletimizin üzerinde çok daha geniş bir oranda mutabakat oluşturduğu bir metin Anayasa ruhuna uygun bir sonuç olurdu. Ama bu noktada seçimlerin meşruiyetini tartışmak toplumda yeni kutuplaşma ve gerginliklerin ortaya çıkmasından başka bir sonuç vermez. İktidarıyla, muhalefetiyle hepimiz milletimizin ortaya koyduğu bu iradeye saygı duymak zorundayız” diye konuştu.
ötekileştirici üslup kaybetmiştir. Bu seçimde demokratik bir oylamayı, ‘İman ve Küfür’ noktasına getiren anlayış kaybetmiştir. Bu seçimde, demokratik bir tercihi, terörle, ihanetle, kandil ile eş tutan zihniyet kaybetmiştir. Dileriz bu mesaj iyi okunur ve referandum sürecinde olduğu gibi tekrar aynı hataya düşülmez.”
Türkiye’nin bu sonuçla yeni bir döneme girdiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, “Bu yeni dönemde, sayın cumhurbaşkanı başta olmak üzere iktidar mensupları tarafından atılacak adımlar çok daha önemli hale gelmiştir. Bundan sonraki süreçte, yüzde 48’in endişeleri hassasiyetle dikkate alınmalıdır. Özellikle Anayasa değişiklikleri çerçevesinde gündeme gelecek, uyum düzenlemeleri, ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla değil, bu endişeleri giderecek bir yaklaşımla hazırlanmalıdır” şeklinde konuştu.
“Bugün ülkemiz hem iç politika da hem de dış politika da çok temel sorunlarla karşı karşıyadır” diyen Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Başta Suriye olmak üzere Ortadoğu tarihin en büyük kargaşa ve iç çatışmalarını yaşamaktadır. İslam coğrafyası, Küresel güçlerin cirit attığı bir satranç tahtasında dönüşmüştür. İslam ülkelerinin haritaları yeniden çizilmektedir. Küresel emperyalizmin en önemli hedeflerinden birinin de ülkemiz olduğu açıktır. Böyle bir dönemde Türkiye yeterince zaman kaybetmiştir. Artık boş harcayacak bir dakikamız bile yoktur. Deniz bitmiştir. Erbakan Hoca’nın ifadesiyle, toprak altımızdan kaymaktadır. Bir an evvel ülkemizin gerçek gündemine dönmek, Milletçe, devletçe bu devasa problemlerin çözümüne odaklanmak zorundayız.”
refahı sağlayamazsınız. Üretim ve ihracat seferberliği başlatmadan ekonomiyi düzeltemezsiniz. Türkiye’yi AVM’lerle değil fabrikalarla donatmadan işsizliği çözemezsiniz. Güçlü ve yaygın bir sanayi oluşturmadan tüketen değil üreten bir ekonomiyi kuramazsınız. Milli ve bağımsız bir silah sanayi oluşturmadan sözü dinlenir itibarlı bir devlet olamazsınız” dedi.
İktidarın bir türlü gerçek gündeme dönemediğini belirten Karamollaoğlu, “Biz işsizliği, hayat pahalılığını, emeklinin sıkıntısını, dış borcu, terörü konuşalım dedikçe iktidar yeni referandumları gündeme getirmenin peşinde. Neymiş, şimdi de ‘Avrupa Birliği’ni referanduma götürürüz’ diyorlar. Eyvallah götürelim. Biz de bakın bu sefer nasıl ‘Evet’ diyoruz. Ama siz 2011 yılında Avrupa Birliği Bakanlığı’nı kurarken, millete sordunuz mu? AB istediği için kimliklerden din hanesini çıkarırken millete sordunuz mu? Bugün dilinizden eksik etmediğiniz idam tartışmasını da Avrupa istedi diye kaldırdınız. Peki idamı kaldırırken millete sordunuz mu? Avrupa açık açık ‘Türkiye ile müzakereleri askıya alırız’ diyor. Peki siz buna karşı olarak ‘biz de Kıbrıs müzakerelerini askıya aldık’ diyebiliyor musunuz? Hayır, diyemiyorsunuz! Çünkü içeride başka dışarıda başka davranıyorsunuz” diye konuştu.
Bütün bunlara rağmen umutlarını koruduklarını söyleyen Karamollaoğlu şunları kaydetti: “Şimdi yeni bir başlangıç zamanıdır. El ele, omuz omuza verirsek aşamayacağımız hiçbir zorluk, çözemeyeceğimiz hiçbir problem yoktur. Bu dönemde bütün liderlerin bir araya geldiği, tek gündemi ülke meseleleri olan bir ‘Milli İstişare Toplantısı’ çok önemli ve anlamlı bir mesaj olacaktır. Saadet Partisi, Yaşanabilir bir Türkiye ve Yeniden Büyük Türkiye için her türlü katkıyı yapmaya hazırdır. Bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyor, inandığımız gerçekleri tarihi bir sorumluluk olarak aziz milletimize arz ediyoruz.”