Son günlerde artan çocuk istismarına tepki gösteren bir basın açıklaması da Kocaeli Barosu’ndan geldi.
Ankara’da Eylül, Ağrı’da ise Leyla isimli çocukların cinayete kurban gitmesiyle ülke gündemini derinden sarsan çocuk istismarı ile ilgili yapılan açıklamaya Kocaeli Barosu adına Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Necla Acar, Kocaeli Baro Başkanı Sertif Gökçe, baro yönetim kurulu üyeleri ve avukatlar katıldı.
Adliye binasında gerçekleştirdikleri basın açıklamasında Kocaeli Barosu adına açıklamalarda bulunan Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Necla Acar, “Son günlerde peş peşe yaşanan, çocukların kaybolması, istismar edilmesi, öldürülmesi olayları ve hemen ardından gündeme gelen idam ya da hadım gibi cezaların yasalaştırılması tartışmaları konusunda, Kocaeli Barosu olarak görüş ve değerlendirmelerimizi paylaşmak gereksinimi duymaktayız. Herkesçe infial içinde izlendiği üzere, çocuklara yönelik saldırı haberlerinin ardı kesilmiyor” dedi.
Acar, “Evet durum bu kadar acı ve acı hepimize bu kadar yakın. Bu acıya maruz kalmamak için ne yapıyoruz, ne yapmalıyız. Bu soruların cevabı hepimizin sorumluluğundadır. Ve bu sorumluluk sosyal medyada paylaşımda bulunarak, bitirilebilecek bir sorumluluk değildir. Anlık tepkilerle bitirilecek bir sorun da değildir. Uzun vadeli eğitim programları, suç ile mücadele politikaları çocuk koruma politikaları üzerine düşünmek yerine, idam ve kimyasal hadım meselesini ortaya atıp çocuk koruma meselesinin kendisini unutmak, toplumu bir çıkmaza sürüklemekten başka bir şey değildir” dedi.
‘Suç ne olursa olsun suçlu elbette cezalandırılmalıdır’ diyen Necla Acar, “Suç ne olursa olsun suçlu elbette cezalandırılmalıdır. Ancak bu güne kadar sadece suçlunun en ağır şekilde cezalandırılması üzerinden yapılan toplumsal arayışın çözüm getirmediği, bilakis çocuğu bir kez daha mağdur ettiği görülmelidir. Ülkemizin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların korunmasına dair diğer uluslar arası düzenlemeler, Anayasamız, Çocuk Koruma Kanunumuz ve Çocuk Hakları Alanında çalışan uzmanlar öncelikle çocuğun korunmasına vurgu yapmaktadır. Bu bakış açısıyla ortaya çıkarılan bilimsel çalışmalar referans alınmaksızın konunun sadece idam ve hadım üzerinden tartışılması çocuklarımızı korumayacaktır. Ülkemizde idamın suçu önlemediği, tecrübeyle sabittir. O zaman, çocuk istismarının önlenmesi için tartışılması gereken, toplumsal düzeyde nelerin yapılması gerektiğidir” ifadelerinde bulundu.
Konuşmalarında devam eden Acar, “Mesele, öncelikli olarak, suç işlendikten sonra, cinsel suç faillerinin bedenlerinin ya da cinsel dürtülerinin ortadan kaldırılması değil, suç işlenene kadar zihinlerinin değiştirilmesi; çocukların, ebeveynlerin ve toplumun bilinçlendirilmesidir. Mesele, çocuklara yönelik her türlü şiddetin ortadan kaldırılması için öncelikle şiddete ilişkin risklerin ve nedenlerin ortaya konmasıdır” şeklinde konuştu.
Acar, “Çocuk istismarı ile ilgili mevcut ceza kanunu düzenlemesini değiştirecek isek bunu bir tepki yasası olarak değil, bu konuda yapılmış çalışmaları tartışarak, daha önce bilimsel düzeyde tartışanların birikiminin değerlendirilmesine olanak sağlayarak ortaya çıkarmalıyız” dedi.