26/09/2021 15:43:16
  • 8.8531 TL
  • 10.3868 TL
  • 12.1346 TL
KOCAELİ

Reyhan Şengün:Ciğerimiz yanıyor

Saadet Partisi Kocaeli Kadın Kolları, Temmuz Ayı Divan Toplantısında bir araya geldi.

Saadet Partisi Kocaeli Kadın Kolları, yüksek hava sıcaklıklarına rağmen çalışmalarını değerlendirmek üzere Temmuz Ayı Divan Toplantısında bir araya geldi.
SekaPark Marina Cafe’de kahvaltıyla başlayan ve İl Başkanı Zafer Mutlu’nun da katıldığı toplantının açılış konuşmasını İl Kadın Kolları Başkanı Reyhan Şengün yaptı ve şunları söyledi;

CİĞERİMİZ YANIYOR
Bir taraftan ülkemizin dört bir yanından gelen yangın haberleri ile, bir taraftan kanımızı donduran katliam haberleri ile adeta ciğerimiz yanıyor. Konya’da aynı aileden 7 kişinin katledilmesinin üzüntüsü tazeliğini korurken Antalya'da günlerdir kayıp olan genç kızımız Azra Gülendam Haytaoğlu’nun hunharca katledilmesinin dehşeti ve üzüntüsü bizleri derinden sarsmıştır.
Kadına şiddet başta olmak üzere, şiddetin her türlüsünün son bulmasını temenni ediyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Yine yangınlarda ve son birkaç haftadır sel, heyelan ve deprem gibi afetler nedeniyle zor günler yaşayan, bu olumsuzluklardan etkilenenlere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Orman yangınlarıyla canı pahasına mücadele eden orman işçisi Yaşar Cinbaş'a, kalbindeki merhamet adlı çınarın verdiği sorumluluk hissiyle yangın söndürme ekiplerine su taşırken vefat eden gencimiz Şahin Akdemir'e ve bu felaketlerde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, aileleri ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Umarım yaşananlar hepimize, özellikle de iş başında bulunma sorumluluğunu taşıması gerekenlere ders olur.

YAŞANABİLİR TÜRKİYE İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAKTA KARARLIYIZ
Bugün maalesef vahşet ve barbarlıkta ağır bir tablo ile karşı karşıyayız. Böyle bir tablo karşısında Saadet Partisi emin olun; bir umuttur!
Milletimizin saadeti için adaletin, emeğin, adil paylaşımın ve hakkın yanında sergilediği "kararlı duruş"undan taviz vermeyen Saadet Partisi, umudun adıdır.
İşte bizler bu umuda sarılarak hak ve adaletin, özgürlüklerin, demokrasinin ve şeffaf bir yönetim anlayışının hakim olduğu yaşanabilir bir Türkiye için var gücümüzle çalışmakta kararlıyız.


ADALET MEFHUMU, ÜLKE YÖNETİMİNDE GÖMLEĞİN İLK DÜĞMESİ GİBİDİR
Ekonomi, eğitim, tarım, sağlık ve dış politika gibi konularda da büyük sıkıntılarla karşı karşıyayız.
Fakat tüm bu alanlarda yaşanan sıkıntıların ana müsebbibi yaşanan adaletsizliklerdir.
Adalet mefhumu; ülke yönetiminde gömleğin ilk düğmesi gibidir.
O ilk düğme, tıpkı bugün olduğu gibi yanlış iliklenmişse; tüm işler baştan aşağı yanlış ilerler ve sonunda içinden çıkılmaz bir hal alır.
Biz Saadet Partisi olarak, Geçim İttifakı çerçevesinde tüm ilçelerimizde stantlar kuruyor, birebir ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Toplumun tüm kesimleri ile bir araya geliyor, dertlerini dinliyoruz. Kime dokunsak, bin âh işitiyoruz!
İnsanımız iktidardan ümidini kesti, arayış içinde.
Yaşanan haksızlıklara, hukuksuzluklara, yolsuzluklara ve yanlış yönetim anlayışına itirazlarımızı dile getirmek ve insanımızın her birinin sesine ses olmak konusunda kararlıyız.
Bütün problemlerin Saadet iktidarında çözüme kavuşacağını göstereceğiz.

EKONOMİ ALARM VERİYOR
Bugün ülkemizin ve insanımızın şüphesiz en önemli sorunlarından birisi de ekonomidir.
Açıklanan tüm rakamlar, ekonomide alarm çanlarının çaldığına işaret ediyor. Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir 2021 yılında 7700 dolara kadar geriledi.
2013 yılında 13 bin dolar civarında olan kişi başı milli gelirimiz, son 8 yılda ne(ler) oldu da bu kadar düştü? Hangi politikalar sonucunda Romanya, Bulgaristan, Sırbistan, Gabon ve Dominik Cumhuriyeti gibi ülkelerin gerisine düştük?
Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığının iki gün önce yaptığı açıklamaya göre de merkezi yönetim brüt borç stoğu 30 Haziran itibariyle 2.026,8 milyar TL (2 trilyon 26 milyar 800 milyon lira)'ya ulaştı.
Bu rakamlara göre merkezi yönetim brüt borç stoku son bir ayda 25,4 milyar lira arttı.
Neden hızla borçlanıyoruz ve neden aynı hızla fakirleşiyoruz?
Bu soruların üzerine uzun uzun düşünmek mecburiyetindeyiz!

SEÇİME DEĞİL, GEÇİME ODAKLANIYORUZ
Bu rakamların ötesinde çok açık bir şekilde görülüyor ki millet geçinemiyor, ay sonunu dahi getiremiyor. Bir sendika tarafından yapılan araştırmanın çarpıcı sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu rakamlar karşısında hepimiz başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmek mecburiyetindeyiz.
Açlık sınırı 3 bin 500 lirayı aştı, yoksulluk sınırı ise 12 bin 195 lira seviyelerini gördü.
Temmuz 2021 verilerine bakıldığında bu yılın ilk yedi aylık döneminde açlık sınırı 367 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar ise 641 lira artış gösterdi.
Yoksulluk sınırı 1008 lira arttı. Bir ailenin ekmek, un ve makarna için bir ayda yapması gereken harcama son bir yıla göre 70 lira arttı.
Sıvı yağ ve margarin için yapılması gereken harcama Temmuz'da 1 lira, son bir yılda ise 27 lira artarak 83 liraya çıktı.
Bu rakamlar ülkemizin acı gerçeğidir. Milletimiz yoksulluğa mahkum edilmemelidir.
İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz ne yazık ki insanımızın belini her geçen gün daha da bükmektedir.
Biz Saadet Partisi olarak asgari ücret belirlenirken; "10 yıllık planlar yapılmalı ve asgari ücrette açlık sınırı değil, yoksulluk sınırı hedef alınmalı" diyoruz.
Biz Saadet Partisi olarak, bugün iktidarda bulunanlara bunları çözüm yolları olarak gösteriyoruz. Seçime değil geçime odaklanıyoruz.
İktidar bu söylediklerimizi bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da yine görmezden ve duymazdan gelmeye devam ettiği taktirde; inanıyoruz ki milletimiz ilk seçimde Saadet Partisi'ni güçlü bir şekilde yetkilendirecektir.
İşte o zaman da biz; bu yetkilendirmenin tüm gerekliliklerini ve bugün iktidara çözüm olarak sunduğumuz tüm adımları ve daha fazlasını eksiksiz yerine getireceğiz.
Biz, milletimizin yüzünü güldürecek, insanımızın omuzlarındaki yükü hafifletecek adımları atmakta kararlıyız.

Açılış konuşmasının ardından gündemi ve çalışmaları değerlendiren İl Başkanı Zafer Mutlu ülkedeki felaketleri dile getirerek şunları söyledi;

ÜLKENiN KAYNAKLARI HUNHARCA TALAN EDİLİYOR
İktidarın ülkeyi yönetme kabiliyeti ortadan kalkmış durumdadır. Bugün gelinen noktada görünen artık o ki, önümüzdeki seçimlerde iktidar değişikliğine gidiyoruz. Cumhurbaşkanının etrafında ona akıl verecek, açıklarını kapatabilecek bir kadro yok. Yola çıktığı insanların ekseri çoğunluğu bugün yanında değil.
Bakıyoruz, bugün bir cumhurbaşkanı olarak felaket bölgesine gidip milletin kafasına çay atabilecek acziyeti gösterebiliyor.
Ülkenin ciğerleri yanarken yangını söndürecek, müdahale edecek bir ekipmanın olmadığını üzülerek görüyoruz. Cumhurbaşkanlığına tahsis edilen 13 adet uçaktan bahsediliyor. Bir tanesinin değeri, bugün bu yangını söndürülmesinde büyük faydası olacak bir yangın söndürme filosunu karşılayacak değerde..
Ülkenin kaynakları hunharca talan ediliyor.


SAADET PARTİSİNİN MUTLAKA İKTİDARDA OLMASI GEREKİYOR
Saadet Partisi olarak en başından beri ifade ettiğimiz konu bu. Türkiye’de israfın önüne geçer, yolsuzluğu önler ve güven ortamını tesis edersek birçok meselenin çözümüne başlamış oluruz. Bu sebeple Saadet Partisinin mutlaka iktidarda olması gerekiyor.

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI