İKİ TEKERLEK ÜZERİNDE BİR HAYAT
23 Nisan 2017 20:18

İKİ TEKERLEK ÜZERİNDE BİR HAYAT

HIZ TUTKUNU BİR KADIN…

Motosiklet denince akla hep erkeklerin ilgi duyduğu bir spor hatta bir tutku gelse de Nazan Teker bu konuda bambaşka bir örnek. Adeta hayatını iki teker üstünde geçiren ve kendini bu tutkuya adayan Nazan Teker, başından geçen ilginç olayları ve bir kadın olarak motora dair her şeyi kendi gözünden anlattı. İşte o röportaj:


-Neden motosiklet?
Motoru seviyorum çünkü özgürlüğüme düşkünüm en büyük nedeni budur. 
Onun dışında bekleme sorunu yok, park sorunu yok ve trafik sorunu yok. İstediğin yere istediğin şekilde gidebiliyorsun.
Motosikletler benim 10 yaşımdan beri hayalimdi. O zamanlar Yuvacık’ da oturuyorduk. Oturduğumuz yerde birisi motosiklet kullanıyordu ve ben sadece sesini duyuyordum. Sabahları denk gelemiyorduk sadece akşamları görüyordum. 
Saatlerce camın önünde onun geçmesini beklerdim. Annem her seferinde bana kızardı neyi hoşuna gidiyor bu motorların diye söylenirdi. Daha sonrasın da kitaplardan resimler kesmeye başladım ve onları albüm haline getiriyordum. Okuldan anneme söylemişler motor resimleri kestiğimi ve annem de albümümü yakmıştı ondan sonra.



AİLEM KARŞI ÇIKTI AMA VAZGEÇMEDİM


-Kaç yaşından beri motosiklet kullanıyorsunuz?

Ben 15 yaşından beri motor kullanıyorum. Bir kere kaza geçirdim ve ara verdim ailem kabul etmiyordu. Hem kaza geçirdiğim için hem de kadınların motorun üzerinde ne işi var diyorlardı. Sonra gördüler ki onlar izin vermese de ben başkalarının motorlarını kullanıyorum. Sonra izin vermek zorunda kaldılar. Bu senede kendi motorumu aldım.

OTOBANDA BENİ YAKALAYAMIYORLAR 

-Trafikte ne gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

Kadın olduğum için genelde tacize uğruyorum, trafikte sıkıştırıyorlar. Bunların dışında bir sorunla karşılaşmıyorum. Bu sorunlarla genelde şehir içinde karşılaşıyorum. Otobanda yakalayamıyorlar çünkü. Şehir içinde altımızda ki motorları yarış motoru olarak gördükleri için yarışmayı, kapışmayı teklif ediyorlar. Bunların dışında çok güzel dostluklar da kuruluyor.

KÜÇÜK VE HAFİF MOTORLAR TEHLİKELİ 

- Sizin kullandığınız yarış tipi ağır motorlar mı, hafif motorlar mı trafikte daha tehlikeli?

Küçük yani hafif motorlar daha tehlikeli çünkü araç sollarken hız yapamıyorsun bu da tehlike yaratıyor. Belli bir hızı geçemiyor bu motorlar kullanan arkadaşlarım var ve bu sorunla karşılaşıyorlar bende onlara katılıyorum.



MOTORCULAR ARASINDA EN GENÇ BENİM

-Motorlarla çıktığınızda ne yapıyorsunuz?

Bizim “kocaeli reyzing” motor adı altında 500 kişilik bir grubumuz var. Bu motorları kullananlar arasında en küçüğü benim sanırım. Çoğu 40-50 yaşlarındalar ama bunları şehir içinde göremezsiniz genelde pazar günleri otobanda kullanırlar. Herkes ekipmanlarını giyer ve bir yer belirler oraya gider geliriz. 500 kişinin hepsi gelmiyor. En fazla 20 kişi katılıyor. Herkesin motorunun gücü fazla olduğu için kafa kafaya gidiyoruz genelde. Gideceğimiz yerde buluşuyoruz ve kimse kimseyi beklemiyor.

- Safari gibi çıkıp gittiğiniz oluyor mu?
  
Geçen sene 5 kız arkadaşımla Balıkesir’e gittik, orada kamp yaptık. Bir tek o zaman gezi amaçlı gittik. O zamanlar hepimizin motorları küçüktü. Gidip çadır kurduk, eğlendik, geri döndük. Ama diğerleriyle çok fazla gezme imkânımız olmuyor.

HARLEY DAVİDSON MOTORLAR YILLANDIKÇA DEĞERLENİR

- Motorcular kaç grup?

Bir yarış motorlarının grubu var, Harley davidson motorlarının grubu var. Harley kullanan arkadaşlarım var fakat konuşacak şey bulamıyorum onlarla.  Biz trafikte araba gibi gitmeyiz aralara gireriz ama onların mantığı araba gibidir ve şeritlerinde giderler. Çok fazla şerit değiştirmezler. Tüm kurallara uyarlar. 
Ben bir gün harley kullanan bir arkadaşımla gittim. Ben gidiyorum o sürekli ışıklara takılıyor. Onlar klasiktir ve klasik yaşarlar. Kullandıkları motorların özelliği de budur. Örneğin bizde en son çıkan model motor daha iyidir. Ama onlarda modeli ne kadar eskiyse o kadar iyi. Onlarda gittikçe fiyat artıyor bizde ise gittikçe fiyat düşüyor. Reyzing motorlarla arasında ki fark bu. Şarap gibi yıllandıkça değerleniyorlar.

KASKI BİLMEYEN BİRİ ÇIKARTIRSA BOYUN KIRILABİLİR 

- Motora bindiğinizde güvenliğiniz için ne gibi önlemler alıyorsunuz?

En önemli ekipmanım kaskım. Kaskların özellikleri çoğunda stikers var boyun kısımlarında kaza anında kaskı kafadan daha rahat çıkartabilmek için. Ama bunu bilmeyen biri çıkardığında boyun kırılması çok oluyor. Eldivenler olmazsa olmazımız. İlk düştüğümüzde yerle temas eden yer ellerdir.  Eldivenler de kemikleri korumaya yarayan pedler var. Her eklem yerinde korumalıkları var. Düştüğünde kırılma ihtimali daha aza indiriyor. Dizliklerimiz var, tam diz kısımlarında kalın pedler var. Daha önce kaza yaptığımda dizliğim vardı ve tam oraya çivi girdi. O koruma olmasaydı dizime girerdi ve en zor iyileşen bölge dizdir. Montlarımızın dirsekliği var omuzlarda ve sırt kısmında korumalığı var. Reyzing botlar var ayak bileklerini korumak için. Olası bir sürüklenmede koruyor. Her şey tamamen donanımlı anlayacağınız. Şehir içinde çok fazla hıza ulaşamadığın için bazı ekipmanları kullanmadığımız oluyor. Ama otobana çıkacaksak tamamen donanımlı çıkıyoruz.



MOTOR TUTKUMDAN VAZGEÇMEM 


- Geçirdiğiniz kaza motor kullanma isteğinizi bitirmedi mi?

Bence tamamen tutkuyla alakalı bu durum, bir arkadaşım da tırın altından çıktı ama yine kullanıyor. O anlık korkuyorsun, tedirgin oluyorsun ama bir ay sonra tekrardan kullanmaya başlıyorsun.
Kaza geçirmeyen motorcu yoktur. Her an kaza riskimiz var. Geçenlerde 180 km ile bariyerlere çarptım. Her an olabilir yani.

MOTOR ÖZGÜRLÜKTÜR 

- Araba kullanıyor musunıuz?

Hayır, benim araba ehliyetim bile yok, almayı da düşünmüyorum.  Geçenlerde trafikte porsche araba ile karşılaştık. O kadar pahalı bir araba ama trafikte duruyordu. Bana asla cazip gelmiyor.  Motorda özgürlüğümü hissediyorum. Ben kullanıyorum. Ama araba kapalı kutu ve bana o özgürlüğü veremiyor.

MOTOR AŞKIMIN YANINDA KÖPEK AŞKIM DA VAR

Motor aşkımın yanında birde köpek aşkım var. Rottweiler cinsi köpeğim var, 38 günlükken geldi bana 4 yıldır benimle, evcilleşti artık. Vahşi bir cins olarak biliniyor ama bana göre öyle değil. Her bakışını anlıyorum. Salsam kimseye bir şey yapmaz ama genel bir korku varken salmıyorum. Genelde gece parka götürüyorum. Orada salıyorum sadece, evde ise hep kulübesinde. Bağlı değil ama küçükken hep bağlı olduğu için çıkmaya yeltenmiyor artık.

-Nerelere gittiniz şimdiye kadar?

Bu yaz Balıkesir’ e gittik. Onun haricinde Bursa, Yalova, İstanbul, Düzce gibi yakın yerlere çok fazla gidiyoruz. Sakarya’yı kimliğime işleteceğim artık oraya çok sık gidiyoruz. Buralara da sadece otobandan gidip geliyoruz.

- Avrupa seyahati düşünüyor musunuz?

Yok, daha o kadar ileri gidemedik, düşüncemiz var ama ilerde.
Bu yaz için Eskişehir planımız var bir kaç arkadaşımla birlikte. 


- Normalde ne iş yapıyorsunuz?

Ben hukuk fakültesine hazırlanıyorum, onun dışında bir firmada satış destek elemanıyım. 
Hem çalışıyorum hem okuyorum hem de motorumla geziyorum.

- Kafanıza estiğinde, moraliniz bozuk olduğunda atlayıp gidiyor musunuz?

Gidiyorum, çokta zevkli oluyor. Kendi motorumu kullanırken özellikle çok mutlu oluyorum. 
Şimdi elimde olan motorumu sattım çünkü yetmemeye başladı. Hızlı gitmiyordu artık, üst modelini alacağım.

MOTOR SESİ BİZİM İÇİN GÜRÜLTÜ DEĞİL MÜZİK

-Neden motorlardan o yüksek sesi çıkarttırıyorsunuz?

Çünkü kornayı duymuyorlar, yüksek makinenin sesi duyuluyor. Kızdığımızda çok bağırttırırız. Kendimizi fark ettirmek amaçlı kullanıyoruz genelde. Artık insanlar da egzozu korna olarak algılıyorlar.  Bu bizim için gürültü değil müzik.

- Karşılaştığınız ilginç şeyler oluyor mu?

Kadın motorcuya çok şaşırıyorlar ve tebrik ediyorlar. Hoşlarına gidiyor, ilk zamanlarda yaşlı teyzeler, amcalar durdurup tebrik ediyorlardı. Hep erkeğe alışık oldukları için garip geliyordu. Böyle tepkiler beni çok mutlu ediyor.

ÇOCUĞUM İSTERSE ÇOK KÜÇÜK YAŞTA ÖĞRETİRİM 

-Çocuğunuz isterse izin verir misiniz?

Kesinlikle veririm. Çünkü ailem bana izin vermedi. 22 sene sonra belli bir şeylere kavuştum. Ailem destek vermiş olsaydı iyi yerlerde olabilirdim. Çocuğum isterse küçüklüğünden öğretirim.

- Yarış pistine gidiyor musunuz?

Körfez pistine gidiyoruz ama arabaları izlemek için. Orası motor için çok uygun değil o yüzden sokmuyoruz motorlarımızı. İstanbul park var ama oraya girmek biraz maliyetli ve pist lastiğinin olması lazım. Kıyafetlerin olsun, motorların lastiklerini ısıtmak için elektrikli sistem olsun, hepsinin tam olması gerekiyor. Bunların olması için de yüklü miktarlar ödemen gerekiyor.  

POLİSTEN KAÇMAK BANA GÖRE DEĞİL 

- Çevirmelerden kaçtığınız oluyor mu?
Ben çevirmelerde duruyorum, kaçmıyorum. Bir gün motoru aldığım zamanlar ruhsatı bende değildi. Motorda plaka yoktu ve benim motoru da arkadaşım kullanıyordu. Beni çevirdiler ama arkadaşım ortada yok. Kaskımı çıkartayım falan diye polisi oyalamaya çalışıyordum ve o sırada arkadaşım geldi. Arkadaşım olduğu için onu da çektiler. Ehliyetleri verdik, benim ehliyetimin kullanabileceği motor onda onun kullanabileceği motor bende. Polis sorular sormaya başladı. Başta kıvırmaya çalıştım ama sonra doğru olanları söyledim. Sabahtan beri otobandan otobana dolaştığımızı motorun benim olduğunu isterlerse bayiye gidip kanıtlayabileceğimi söyledim. Poliste bizi bir defaya mahsus affetti ve yolumuza devam ettik.  

Güncelleme: 24 Nisan 2017 11:25
X