Murat Özdağ ilk kez hakim karşısında
Kocaeli Ticaret Odası eski Başkanı Murat Özdağ bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.
BENİM KAZANDIĞIM SEÇİMDE 7 BİN KİŞİ OY KULLANDI
Özdağ, mahkemede yaptığı savunmada, 2013 Haziran ayında Kocaeli Ticaret Odası Başkanlığını seçimine katıldığını daha önceki seçimlerde 2 bin civarında oy kullanılırken kazandığı seçimde 7 bin kişinin oy kullandığını belirterek 'Ben her kesimden oy aldım. MÜSİAD, TÜMSİAD gibi işveren kuruluşlarının üyelerinden beni destekleyenler olduğu gibi, meclisteki çoğu siyasi partinin üyelerinden de oy aldım. Ayrıca yine Kocaeli’nde aktif bir dernek olan Genç Kocaelileri Derneği’nin üyelerinden ve birçok sivil toplum kuruluşunun üyelerinden oy aldım. İhbarda bahsi geçen Mehmet Akif Saka’yı Kocaeli Ticaret Odası’nın 2013 yılındaki seçimlerinden yaklaşık 3-4 ay kadar önce bir açılışta tanımıştım. Kendisini Kaynak Holding koordinatörü olarak tanıtmıştı.
Ticaret odası seçimlerine kadar kendisiyle oy almak için görüştüm. Seçimlerden sonra da oğlumun eğitimi ile alakalı konuşmuştum. Ancak ben ihbarda geçtiği şekilde Mehmet Akif isimli kişinin başta soyadını da bilmiyordum. Ancak ne zaman öğrendim bilmiyorum. Onun tarafından yapıldığı belirtilen Levent Erkek Öğrenci Yurdu, Baran Yurdu, KASİAD Erkul Okulu ve FEM Dershanesi gibi yerlerdeki toplantılara katılmadım, haberim yoktur. Talimat almadım. Ben iddianamede ismi geçen ve hakkımda ifade verdiği belirtilen Hüseyin Ergül isimli kişiyi tanımıyorum. Ben Bank Asya’ya hiç gitmedim. Hakkımdaki anlatımları doğru değildir. Zaten anladığım kadarıyla bank Asya’nın bireysel kısmında çalışıyormuş. Benim şirketimin hemen hemen bütün bankalarla çalışması vardır.
Bunların yanında Bank Asya ile çalışması cüzzi bir miktardır. O da şube düzeyinde değil genel müdürlük düzeyindedir. Dolayısıyla banka şubesindeki bir memurun benim şirketime iltimas sağlaması söz konusu olamaz. KOTO seçiminde Ramazan Baştürk ile birlikte çalıştığımızı söylemiş, aksine biz Ramazan Baştürk ile rakiptik, bu hususu mahkemenin dikkatine sunuyorum. Huriye Ö. iş yerinde asistanım idi, çalışanımdır. Anlatımları doğrudur. MASAK raporunda yurt dışına gönderdiğim iddia olunan paraları çocuklarımın eğitimi için gönderdiğimi bilen kişidir.
Gönderdiğim para tamamen okul masraflarıdır
Genelde muhasebeden benim adıma parayı alır o anda havale işlemini kim yapabilecekse o çalışanımıza verip havaleyi gerçekleştiren kişidir. Anlatımları doğrudur. Mustafa Ş. da benim şirketimde genel müdürümdü. Anlatımları doğrudur. Benim KOTO seçimleri sırasında 1 buçuk milyon TL parayı Fetullah Gülen Cemaati’ne ödediğime dair Ersin Ş.’nin beyanları doğru değildir. Ben MASAK raporunda bahsi geçtiği şekilde Gülenci kuruluşlara para transferi yaptığıma dair biri olduğum yönündeki değerlendirmeyi kabul etmiyorum. Amerika’ya gönderdiğim para tamamen yukarıda da belirttiğim gibi yeğenimin okul masrafları ilgilidir.
Benim büyük oğlum 2010 yılında diğer küçük oğlum da 2011 yılında Kanada Vennacover’da 1960 yılında kurulmuş lise düzeyindeki okula kayıt oldular. 2010 yılında büyük oğlum İstanbul da Doğa Koleji’ni burslu olarak kazanmıştı. Ancak orada bulunan idarecilerin yönlendirmesi ile Kanada’daki bu liseye büyük oğlumu kayıt ettirmiştik. Benim çocuklarımın İngilizce konusunda daha iyi olmalarına yönelik isteğim vardı. O nedenle Kanada ya gönderdim. Aynı zamanda liseyi orada okudukları zaman yurt dışındaki üniversiteye daha kolay gireceklerini söylemişlerdi. O nedenle 2010 yılında büyük oğlumu göndermiştim.
Okullar FETÖ ile bağlantılı değildir
2011 yılında dersleri başarısız olduğu için küçük oğlumu Kanada’da ki aynı okul kabul etmedi. Kanada Toronto kentindeki Nil Koleji ne kayıt yaptırdım. Nil Koleji, Doğa Koleji’nin değil Erkul Koleji’nin idarecileri tavsiye etmişlerdi. Vencover’da ki okul oğlumun notları düşük oluşu nedeniyle kabul etmeyince Nil Kolejine o zaman kayıt yaptırmıştık. Büyük oğlumun gittiği okul 1960 yılında kurulmuş tamamen Kanada Devletine ait bir okuldur. Fettullah gülen örgütüyle bir ilgisi yoktur” dedi.
BİMER ihbarını kabul etmiyoruz
Özdağ’ın ardından söz alan avukat Ersayın Işık, "Müvekkilim suçlamalara gayet net ve açık cevap verdi. Müvekkilim terör örgütüne üye olmak ve terörü finanse etmekten dolayı suçlanıyor. Lakin bu ikisinin birlikte olamayacağı herkesin malumudur. Müvekkilime yönetilen suçlamaların başında BİMER geliyor. BİMER'e yapılan ihbarı kabul etmiyoruz. Müvekkilim Kocaeli'nin her kesiminden iş adamlarının oyları ile başkan olmuştur” dedi.
Suçsuz yere mağdur edildim
Yeniden söz alan Özdağ, “Ben vatanımı seven biriyim. Kahpe darbe girişimi olduğu zaman AK Parti binası önüne gelen 10 kişiden biri benim. İlk yakalama kararım çıktığı zaman eşim de çocuklarım da yurt dışında idi. İlk işim Türkiye'ye gelmek oldu. Suçsuz yere mağdur edildim. Eğer tutuksuz yargılanmama karar verilmez ise bundan sonra üçüncü şahsılar yani çalışanlarım da mağdur olacak. Adli kontrol ile tahliyemi talep ediyorum” dedi.
Tutukluluk halinin devamına karar verildi