Bizim şehrimiz bizim markalarımız
20 Nisan 2017 12:20

Bizim şehrimiz bizim markalarımız

.

Kocaeli Sokak dergisi her sayısında ilimizin başarılı işadamı ve kadınlarını,  kendi markalarını yaratan İzmitlileri sizlerle buluşturmaya devam edecek.


Bu ay ki konuğumuz kendi markasını yaratmak adına emin adımlarla yoluna devam eden genç işadamı Volkan Özön ile Özön markasının hikayesini konuştuk.


İŞTE O RÖPORTAJDAN YANSIYANLAR


İstanbul Üniversitesi, makine bölümü mezunuyum. Bu mesleği nerede icra ettim derseniz, babadan öyle çok bir şeyimiz, yoktu babamız işçi emeklisiydi. O, bize maddiyattan daha güzellerini verdi. Babamız bize yalansız, ahlaklı, namuslu olmayı öğretti, haysiyet ve şeref verdi. Bir şeyler üretip bu ülkeye yararlı olmayı öğretti sadece. Gerisi bize kalıyordu ve biz de çabaladık.1996-97 dönemlerinde part time çalıştım, hem okudum hem çalıştım. O dönemde üniversiteyi kazanmak da çok zordu.

Meslek lisesinde okuyordum ve okulumda sadece 2 kişi üniversiteyi kazanabilmişti.Üniversite bana farklı bir şehri öğretti, orada kendi ayaklarım üzerinde durabilmeyi öğretti ve parakazanmanın ne kadar kolay olduğunu gördüm. Ufak tefek işler sonrası bir alüminyum firmasında işegirdim ve okul bittikten sonra farklı alüminyum firmalarında çalışmaya devam ettim. Sonra askeregittim ve geldim yine bir alüminyum firmasına girdim. İstanbul'da git gel yaparken kendi işimi kurma imkânını elde ettim.


MERDİVEN ALTINDA BAŞLAYAN SERÜVEN

Kendi iş yerimi açmak hep idealimdi ve bunun için en ufaktan başladım.İlk başta merdiven altı bir atölye aldım 8 sene önceydi, çok büyük param yoktu senetle devir aldım.Bir eşya taşınacağı zaman bir iş yapacağımız zaman kamyonet kiralardım. O zamanlar her şeyi kendim yapıyordum montaj gibi. Sadece 3 kişiydik sonraları sanayide ufak bir yer açtık ve yavaş yavaş geliştik derken kendi yerimizi açtık.


Aşağı yukarı 3 yıldır 1000 metre kare kapalı alanda çalışıyoruz. Ticari hayatımız 8 senedir devam ediyor ve Kocaeli'de ilk 3 firmaya girdik. İlk bir numaraya girme hedefim var ve en yukarı çıkacağım. Asaş'ın C belgeli firmalarından biriyiz. Ürettiğimiz ürünler garantilidir. Hiçbir başarı emeksiz olmuyor, 24 saat uyumadan çalıştığımı bilirim. Çalışmadan hiçbir şey alamazsın, herkesin ağzında şu kelime var “bir biz parayı bulamadık”. Çalışmadan parayı bulamazsın, çalıştığın zaman para zaten peşinden geliyor.



ÇOĞU İNSAN PARANIN PEŞİNDEN , PARA AKILLI İNSANIN PEŞİNDEN KOŞAR


Her şey tabii ki çalışmayla da olmuyor bazen bunlar kısmet olayları. Allah yürü ya kulum demedi ama dur kulum da demedi bize. Genelde iyi insanlara denk geldik o da bizim için şanstı. Her yaptığımız işte çok iyi ilişkiler kurduk ve dostluklarımız da devam etti. Kazandığımız parayı her zaman hak etmeye çalıştık ve olumsuz hiçbir geri dönüş almadık. Bizim için çalışanlarımızın sağlığı da çok önemli. Ustalarımın hepsi iş güvenliği ve mesleki yeterlilik eğitimi alıyorlar şu anda. Aldığımızdan daha fazlasını vermeye çalıştık her zaman. Kocaeli'nin en iyi müteahhitleriyle çalışıyoruz.



Firmamıza en çok para kazandıran mühendislerimizdir. Bu yüzden de her türlü etkinliklerine destekleyici olmaya özen gösteriyoruz. Birçok sosyal sorumluluk projemiz de var. Çocukların ve gençlerin basketbol veya voleybol, yerel futbol kulüplerinin her türlü ihtiyaçlarını karşılıyor ve destek oluyoruz.



YENİ İŞ YERİ AÇANLARA DESTEK OLUYORUM



Kazandığımızın bir kısmını paylaşıyoruz. Artı olarak yeni iş yeri açan herkese benim desteğim olmuştur. Hiç kimseden bedel almadan yeni açtığı iş yerinin camını, penceresini her zaman ben takarım. Çünkü iş yeri açmanın zorluğunu en iyi bilirim. Ben bu dünyaya geldim ve bir şeyler başarabildim diyebilmek çok güzeldir.


Hayatta birçok alanda başarılı olabilirsin yeter ki başarmak isteyin. Şu an ki hedefimiz 40 kişilik ekibi 400 kişiye çıkartıp yurtdışına açılmak ve ülkemizi, şehrimizi duyurmak. İlerleyen senelerde hedefimiz yurtdışından ülkeye döviz sokabilmek ülkeme yararlı olmaktır. Romanya ile bir başlangıç yapmayı yakın zamanda da düşünüyoruz.



KADININ ÇALIŞMASINI SAVUNUYORUM


İş yerimde birçok kadın çalışanım da var, evde oturan kadınları asla sevmem. Kadın, erkek demeden insanlar sürekli üretecek. Bir kadının evde oturması çok saçma bana göre. Kadınlar da eşine her zaman destek olacak. Kadınların üstündeki erkek hegemonyası ancak böyle kırılır. Kadınların bu ülkeye katma değer katması lazım. Eğer okuduğu halde bir şeyler yapmayacaksa okuyup da başka birinin hakkını, sırasını yememeli diye düşünüyorum. Bir de işin şu boyutu var evlendiğinde kadının maddi özgürlüğü eşinin elindeyse eşinin her dediğini yapmak zorunda kalıyor. Kadın

her zaman maddi özgürlüğünü elinde tutabilmeli ve kötü bir şeyle karşılaştığı zaman boyun eğmemelidir. Ekonomik bağımlılık kadının gücünü kısıtlar.


Evde oturanları da asla kötülemiyorum onlar da öyle bir hayat çizmiş kendine. Türkiye' de kadınların söz söyleme hakkı gerçekten az, fakat iş hayatında kadınlar gerçekten çok başarılılar.
Güncelleme: 21 Nisan 2017 01:31
X