Devlete yakışır mı?
13 Mart 2016
15:30
Güneydoğu’da açılım sürecinde palazlanan ve ardından da Devlete başkaldırıp şehirleri yangın yerine döndüren dünyanın gelmiş geçmiş en kanlı terör örgütü ile mücadele sürüyor.
Geçmişte yapılan yanlışlıkları tekrar tekrar konuşmanın kimseye bir yararı yok.
Önemli olan bundan sonra bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek.
Dışarıdan bakıldığında bir çok kişinin neden hala bitmedi diye akıl verdiği bu mücadele o kadar zor şartlar altında yürütülüyor ki, bunu herkesin anlamasını beklemek imkansız.
Her ne olursa olsun sivil halkın zarar görmemesi için asker ve polis kendi hayatları pahasına azami dikkat ederek operasyonları sürdürüyor.
Biz tarih boyunca aman diyene silah doğrultmamış bir neslin torunlarıyız.
Öyle tepelerine bomba atın gitsin sözleri ile bu mücadele sürdürülmez.
O bölgede yaşayan, gerek silah zoru ile,
Gerekse isteyerek sempati duyan halkı bu teröristlerden arındırmamız gerekiyor.
Evet operasyonlar belki ağır yürüyor ama bu o bölgede yaşayan sivil halkın can güvenliği için bu gerekli.
PKK geçmişte de Kaymakam adayı, asker ve polisleri kaçırarak devlete diz çöktürmeyi denemişti.
O günlerde PKK’nın elinde tuttuğu polis Nadir Özgen, Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, uzman çavuşlar Kemal Ekinciler, Zihni Koç, Astsubay Abdullah Söpçeler için benimde aralarında bulunduğum bir çok kişi girişimlerde bulundu.
Medyanın görmezden geldiği, adeta unuttuğu bu Devlet görevlilerinin kurtarılması için başlattığımız kampanya ses getirdi.
Bir çok ulusal kanal bu arkadaşlarımızın durumuna dikkat çekti.
Birkaç Televizyon programına katılarak Devletin bir an önce bu görevlileri kurtarması yönünde çalışma yapmasını istemiştim.
İşte o günlerde Polis Nadir’in maaşının dondurulduğunu öğrendiğimde şok oldum.
Bunu dile getirdiğimde zamanın Maliye bakanı PKK, polisin maaşını çekmesin diye bloke ettik diyerek herkesi güldürmüştü.
PKK’nın elinde yine asker ve polislerimiz var.
PKK, çeşitli tarihlerde kaçırdığı askerler Adil Kavaklı, Hüseyin Sarı, Müslüm Altıntaş, Sedat Sorgun, Süleyman Sungur ve Astsubay Semih Özbey ile polis memurları Sedat Yabalak ve Vedat Kaya’nın sağ salim kurtarılmaları için çalışmalar yapılıyor.
Bugüne kadar sonuç alınamadı.
Ama bu demek değildir ki Devlet bunları unuttu.
Elbette ki unutmadı, unutamazda…
Ama benim kulağıma gelen bilgiler eski yanlışın yine tekrarlandığı yönünde.
Özellikle Devletten maaş alan görevlilerin maaşlarının dondurulduğu iddia ediliyor.
Eğer böyleyse gerçekten çok ayıp.
Bu görevlilerin aileleri var.
Bunların bakmakla yükümlü oldukları çoluk çocukları var.
Zaten babalarından haber alamamanın acısını yaşarken birde muhtaç duruma düşürmek Devlete yakışır mı?
Geçmişte yapılan yanlışlıkları tekrar tekrar konuşmanın kimseye bir yararı yok.
Önemli olan bundan sonra bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek.
Dışarıdan bakıldığında bir çok kişinin neden hala bitmedi diye akıl verdiği bu mücadele o kadar zor şartlar altında yürütülüyor ki, bunu herkesin anlamasını beklemek imkansız.
Her ne olursa olsun sivil halkın zarar görmemesi için asker ve polis kendi hayatları pahasına azami dikkat ederek operasyonları sürdürüyor.
Biz tarih boyunca aman diyene silah doğrultmamış bir neslin torunlarıyız.
Öyle tepelerine bomba atın gitsin sözleri ile bu mücadele sürdürülmez.
O bölgede yaşayan, gerek silah zoru ile,
Gerekse isteyerek sempati duyan halkı bu teröristlerden arındırmamız gerekiyor.
Evet operasyonlar belki ağır yürüyor ama bu o bölgede yaşayan sivil halkın can güvenliği için bu gerekli.
PKK geçmişte de Kaymakam adayı, asker ve polisleri kaçırarak devlete diz çöktürmeyi denemişti.
O günlerde PKK’nın elinde tuttuğu polis Nadir Özgen, Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, uzman çavuşlar Kemal Ekinciler, Zihni Koç, Astsubay Abdullah Söpçeler için benimde aralarında bulunduğum bir çok kişi girişimlerde bulundu.
Medyanın görmezden geldiği, adeta unuttuğu bu Devlet görevlilerinin kurtarılması için başlattığımız kampanya ses getirdi.
Bir çok ulusal kanal bu arkadaşlarımızın durumuna dikkat çekti.
Birkaç Televizyon programına katılarak Devletin bir an önce bu görevlileri kurtarması yönünde çalışma yapmasını istemiştim.
İşte o günlerde Polis Nadir’in maaşının dondurulduğunu öğrendiğimde şok oldum.
Bunu dile getirdiğimde zamanın Maliye bakanı PKK, polisin maaşını çekmesin diye bloke ettik diyerek herkesi güldürmüştü.
PKK’nın elinde yine asker ve polislerimiz var.
PKK, çeşitli tarihlerde kaçırdığı askerler Adil Kavaklı, Hüseyin Sarı, Müslüm Altıntaş, Sedat Sorgun, Süleyman Sungur ve Astsubay Semih Özbey ile polis memurları Sedat Yabalak ve Vedat Kaya’nın sağ salim kurtarılmaları için çalışmalar yapılıyor.
Bugüne kadar sonuç alınamadı.
Ama bu demek değildir ki Devlet bunları unuttu.
Elbette ki unutmadı, unutamazda…
Ama benim kulağıma gelen bilgiler eski yanlışın yine tekrarlandığı yönünde.
Özellikle Devletten maaş alan görevlilerin maaşlarının dondurulduğu iddia ediliyor.
Eğer böyleyse gerçekten çok ayıp.
Bu görevlilerin aileleri var.
Bunların bakmakla yükümlü oldukları çoluk çocukları var.
Zaten babalarından haber alamamanın acısını yaşarken birde muhtaç duruma düşürmek Devlete yakışır mı?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Polis Yahya Kaptanlılara gece yarısı ceza yağdırdı 14 Ekim 2025 Salı
- Vay be Reisi 12 milyar dolara sattılar! 15 Nisan 2025 Salı
- Amanın Siyaset DEMli osun! 11 Nisan 2025 Cuma
- İmamoğlu'na gizli Gökçek'e aleni tanık var... 26 Mart 2025 Çarşamba
- Papağan medya 24 Mart 2025 Pazartesi
- Ne korkarım ne geri adım atarım 22 Mart 2025 Cumartesi
- TÜİK sizi düşünmüş 04 Temmuz 2024 Perşembe
- Ölüyü diriyi öptünüz gözünüzü esnafa diktiniz! 14 Mayıs 2024 Salı
- 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası Türkiye'de neler yaşandı? 04 Mayıs 2024 Cumartesi
- Kılıçdaroğlu, yeni bir yol açtı 04 Nisan 2024 Perşembe