Angaryacı Polisler!

12 Ocak 2019 19:00

Aşağıdaki yazıyı 2011 yılının Aralık ayında yazmıştım.

Yazı yayınlandığında Emniyet Genel Müdürlüğü Hukuk MÜşavirliği'nde görev yapan bir müdürümüz memurlar net sitesinde  bu yazı hakkında eleştiriler yöneltmişti.

'Bir ilde çıkarılan yerel gazetenin yazarlarından birisi başlığı 'ANGARYACI POLİSLER' olan bir yazı yazmış.Polisleri rencide edici bir başlık atarak yazı yazan yazara, bizim polislerde ne demiş biliyor musunuz? ? Sağ ol ağabey, sorunlarımızı ele almışsın, bize sayfa ayırdığın için teşekkürler? den tutunda, izinden, çalışma şartlarından, maç görevlerinden, maaşların düşük olduğundan ve daha neler nelerden bahsetmişler. Siz kendinizi angaryacı olarak mı görüyorsunuz? Sizi küçümseyen birisini niye alkışlıyorsunuz?.Sizin sorunlarınız çözümünün nerede olduğunu bilmiyor musunuz? Kendinizin kamu düzenini sağlayan bir güç olduğunuzun farkında değimlisiniz? Siz zavallı mısınız? Hakkınızı kendiniz arayamıyor musunuz? Sizi rencide edici, küçük düşürücü bir başlığın altındaki yazıyı gerçekten okuyup zamanınızı harcadınız mı?

Şimdi yazara söylüyorum. Polis Devletin silahlı gücüdür. Öyle angaryacı falan değildir. Angaryanın ne olduğunu da bilmez? Ha Angaryacı, angarya olan şeyleri tek tek sıralayıp yazanlar olabilir?Polis değildir. Polis kamu düzenini sağlamakla görevlidir. Bu görevini de yasalardan aldığı yetkiye dayanarak, yasalara uygun olarak yapar. Yaptığı iş angarya değildir. Polislere angaryacı yakıştırması yapan acaba polisin tanımını biliyor muydu?. Bilmediğine kesinlikle eminim. Zira bilmiş olsaydı, Polisin bir angaryacı değil, kamu düzenini sağlayan bir otorite, güç olduğunu bilirdi? ' diyerek devam etmişti eleştirilerine.

 

Şimdi 7 yıl öncesine dönelim ve noktası virgülüne dokunmadan yazdığım yazıyı bir kez daha yayınlayayım.

Angaryacı Polisler!


Zaman zaman hepimiz kızıyoruz, onları hırpalıyoruz.

Başımız sıkıştığında da hemen onları arıyoruz.

Peki, polisin hiç mi sorunu yok?

Polisin hiç mi derdi yok?

Angaryadan gerçek işlerine ne kadar zaman ayırıyorlar bilen yok.

Günün 24 saatinin büyük çoğunluğunu tabiri caizse angarya işlere koşmakla geçiyor polislerin.

Sanatçısı konser verir paraları cebe indirir kapıda onlarca polis bekletilir.

Amatörden tutunda profesyonel tüm müsabakalara kadar polis olmadan müsabakalar başlamaz.

Hastane parasını tahsil edemez para döner sermaye ye girmez yaz polise bulsun adresini.

İşte size sadece basit bir kaç örnek;

Merkezden istasyonlara,

Demiryolu caddesi? Bankası alarmı çalıyor, en yakın ekip intikal edip bilgi versin,

Bankanın bulunduğu yere yakın ekipler bir yandan olay yerine giderken diğer yandan da olabilecek bir hadise için şehrin kapama noktalarına çok sayıda ekip hareket ediyor.

Hadi diyelim ki bu bir bankadır ve polisin asli görevi de olay olmasını engellemektir.

Haber Merkezi yeniden anons ediyor.

Merkez 79 65? mahalle? Sokak No? ilgili firma ikamet alarmı.

Hop birkaç ekip paldır küldür adrese koşturuyor.

Son yıllarda evlerine iş yerlerine alarm taktıranların sayısı hızla artıyor.

Bu konuda yasal bir düzenleme de olmayınca firmalar bakir tarlada istedikleri gibi at koşturuyor.

Ürünlerini satarken günde birkaç liraya kendinizi güvene alın masalları ile satılan güvenlik materyallerinde aslında firmaların yaptıkları hiçbir şey yok.

Elektrik arızasından yâda durup dururken çalan alarm yüzünden çok sayıda ekip alarmın çaldığı adrese gitmek zorunda kalıyor.

Madem firmalar güvenlik satıyorlar, o zaman kendi özel güvenlik elemanlarını oluşturup alarm çalan yere bakmaları varsa bir sorun polis çağırmaları gerekiyor. Ama buna dur diyen çıkmayınca olan polise oluyor.

Koş Polis kardeş koş?

Birinin birinden alacağı var, tahsil edememiş.

Avukat tutmuş icraya vermiş.

Haydi, polis nezaretinde icra işlemi.

Neden polis gidiyor belli değil.

Aslında belli.

Aman icra işlemi yapılırken mallar kaldırılırken icra işlemini yapanlara bir zarar gelmesin.

İyide kardeşim iki kişinin arasındaki alacak verecekten polise ne.

Normalde alacak verecek davasına kanunen polis bakmıyor.

Ama iş İcraya gelince polis Mehmet koş göreve.

Var mı bir babayiğit bu işe dur diyecek, pek sanmam.

Elektrik şirketleri özelleşti orda da durum farkı değil.

Firma parasını alamadığı yâda kaçak elektrik kullandığını tespit ettiği adrese gidip elektrikleri kesecek Polissiz gitmem abi diyor.

Neden?

Çünkü polis fedai nasıl olsa,

Masrafı da yok beleş eleman.

Yahu siz elektrik dağıtım şirketlerini özelleştirmediniz mi, Özelleştirdiniz.

Alsın yanına ne kadar lazımsa Özel güvenlik elemanı ne yapacak onlarla yapsın.

Ama hayır en kolay yol Polise müracaat.

Belediye zamanında göz yumduğu kaçak binaları yıkacak müracaat adresi polis.

Bazen onlarca bazen yüzlerce polis vatandaşla karşı karşıya bırakılıyor.

Bu yapılara göz yumanlara kimse hesap sormuyor.

Devletin polisi ile vatandaşı neden karşı karşıya getirdin diye hesaba çekilmiyor.

Siyaset Polisin üstünde, istediğini yaptıracak gücü hissediyor kendinde.

Sorun sadece dışarda değil içlerinde de var.

Kimisi bey gibi günde 8 saat kimi polisler ise günde en az 12 saat çalışırlar.

Aldıkları para aynı sorunları ise çok farklı.

21.Yüzyılda hala polise angarya görevi yaptıranlara birilerinin dur demesi onları gerçekten asli görevlerine döndürmesi lazım.


7 yılda değişen bir şey var mı?

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X