Ben olsam göndermezdim

20 Eylül 2020 20:00

Yarın kısıtlı kurallar ve kısıtlı öğrencilerle okullar açılıyor.

Mart ayında ortaya çıkan ve ardından adeta hepimizi esir alan koronavirüs hayatlarımızı altüst etti.

Virüs bir yandan herkesi korkuturken diğer yandan da sanki hiç bir şey yokmuş gibi hayatın olağan akışının devam etmesi oldukça ilginç.

Sürecin en başında maske takmayın diyenler,

Maske takmazsanız diye başladıkları cümlelerle ahkam kesmelerine ayar oluyorum.

 

 

Yanlış anlaşılmasın elbetteki maske takacağız,

Elbette sosyal mesafe kuralalrına uyacağız,

Elbette hijyene dikkat edeceğiz.

Etmezsek, bir doktorun dediği gibi 35.cm.lik boğazdan sokulan hortuma razı olacağız.

 

Lafı dolandırmadan yazayım ki tarafım belli olsun.

Birkere kamuoyu açıklanan rakamlara inanmıyor.

Korkuyor, tırsıyor

Ama elden gelen bir şey yok modunda.

Ne yapsın?

 

Virüs kalabalık yerlerde bulaşıyor diyenler,

Toplu taşımda önce birer koltuk boş kalacak, ayakta yolculuk yasak diyecekler,

Ardından yanyana dipdibe oturmayı sonrada makul sayıda ayakta yolcuya yeşil ışık yakacak...

 

İşine gidip ailesinin rızkı için çalışmak zorunda kalan adamın tıklım tıkış otobüslerdeki görüntülerine isyan edip ceza yazacağınıza,

ya o insanları kamu imkanlarını seferber edip siz taşıyacaksınız,

Ya da yasak deyip kestirip atmayacaksınız...

 

Şimdi gelelim okullara.

Çocuklar virüse dayanıklı belki ama dünyada da ülkemizde de bu virüse yakalanan çocuklar var.

Demek ki tehdit var.

Okulları açtınız.

Bunun servisi var,

Okulda fiziki temas kaçınılmaz.

Sonuçta bunlar çocuk.

Bu çocuklar sonra eve dönecek...

 

Kusura bakmayın

Eğer benim çocuğum okula gidecek yaşta olsaydı asla göndermezdim.

Bu kadar net...

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X