FETÖ'cü polisler
Tanıyanlar bilir, bilmeyenler için bir kez daha yazayım.
Ben 30 yıla yakın süre Emniyet teşkilatında görev yaptım.
1997 yılında göreve başladığım Kocaeli emniyet Müdürlüğü'ndeki görevimden 2011 yılında hiç düşünmeme rağmen emekli oldum.
2010 yılında, şimdi FETÖ'den tutuklu polis müdürleri ile çok ciddi sorunlar yaşadım.
2010 Nisan ayında Asayiş Şube Müdürlüğü'nde görev yaparken Kandıra ilçesine sürüldüm.
Bu benim üzerime kurulan baskının bir halkasıydı.
Sürülmekle iş bitmedi.
Yine şimdi FETÖ'den tutuklu Kandıra ilçe Emniyet Müdürü ile ilk karşılaşmamız sorunlarla başladı.
Yıllarca Asayiş Şube Müdürlüğü'nde sivil çalıştığım için resmi üniformam yoktu.
Normal şartlarda beni sürenler (Tayin eden) bana üniforma temin etmesi gerekirken;
'GİT PARANLA SATIN AL, RESMİ ÇALIŞACAKSIN' diyerek rest çektiler.
Tabi bu reste boyun eğmedim.
Takım elbisem kravatımla görev yerime gittim.
Vay senmisin FETÖ'cü müdürün emrine uymayan dediler ve mobing başladı.
Mobinge başladılar ama resmi üniformayıda elleri mahkum vermek zorunda kaldılar.
E, müdür bu, emrine karşı çıkarak büyük bir yanlışa imza attığımı düşünerek intikam almayı kafasına koymuştu.
Gece nöbetimiz ha bitti ha bitecek,
Sabah saat:08.00'e gelmek üzere.
Görevli olduğum karakolun bahçesinde sigara yakmış, görevi teslim alacak meslektaşlarımı bekliyordum.
O FETÖ'cü müdür aklı sıra intikam almayı başaracağı delile ulaşmış,
Karakolun üstündeki evinin penceresinden beni sigara içerken görmüştü.
Görevi teslim alacak arkadaşlar gelmiş devir teslim yapıyorduk ki, karakolun telefonu çaldı.
Nöbetçi memur 'Emredersiniz' diyerek telefonu kapattı.
Sonra bana döndü ve Abi sen Müdürü bekleyecekmişsin..
Sabır dedim, başladım beklemeye.
Saat 10.00 oldu müdür efendi lütfedip geldi.
Odasına çağırdı ve
Tutanak tutmuş.
Resmi üniforma ile karakol bahçesinde sigara içerek çocuklara kötü örnek olduğumdan bahsetti. Hakkımda soruşturma açılmasını isteyeceğini belirterek şimdi gidebilirsin dedi.
Ya sabır çektim.
Gerçekten hakkımda Kocaeli Emniyet Müdürlüğü tarafından soruşturma açıldı.
Çok ciddi bir suç işlediğim için, hakkımda açılan soruşturma aylarca devam etti.
Ceza vermeye kesin kararlılar ama, madde uydurmakta zorlanıyorlar.
Madem ceza veremeyeceğiz, o zaman süründürelim diye düşünmüş olmalılar ki, git gel ifade devam edip gitti.
Tayinin haksız olduğuna yönelik İdare mahkemesine yaptığım başvuru benim ifademe bile gerek duyulmadan ret edildi.
Yılmadım.
Bu kez Sakarya İdare mahkemesine dava açtım.
Elbette haksız olarak yapılan bu tayin iptal edildi ve eski görev yerime atamam yapıldı.
Şubeye geri döndüm dönmesine de,
Beni hangi büroda çalıştıracaklarına, bana nasıl eziyet edeceklerine karar veremeyen ve halen cezaevinde olan FETÖ'cü şube müdürü ile FETÖ'cü müdür yardımcısı 2 gün düşünmek zorunda kaldılar.
Sonrası mı...
İşin daha ilginci burada başladı.
Önce şehirlerarası terminalde görevlendirildim.
Ama yalnız değildim.
2 Komiser sürekli takipteydi.
Bir yere ayrılıyor muyum, görev alanını ter ediyor muyum...
Sık sık anons ederek bir kapıdan diğer kapıya çağırıyorlar geliş süremi hesaplıyorlardı ki...
İlk anonsun hemen ardından yapılan 2.'ci anonsa cevap verdiğim için nöbetçi memura apor tutturdular ve ifademi aldılar.
Emin olun ilk anons ile 2.'nci anons arasında 10 saniye bile zaman yoktu.
Ama hesap edemedikleri bir şey vardı.
Ben sürekli terminal içinde kameraların görüş alanlarında duruyordum.
O kemara kayıtlarınıda sürekli alıyordum.
Baktılar bir şey yapamayacaklar,
Paşadaki Zincirlikuyu camisinin karşısındaki otobüs durağına sabit nöbete diktiler.
Gerekçe olarakta o durakta çok yankesicilik oluyormuş ve o olayları önlemem amacı ile görevlendirilmişim.
Dışarısı ayaz, sabah 8'de göreve geliyorum ve sürekli aynı noktada sabit bekliyorum.
Beni yıldıracaklarını düşündüler ama başaramadılar.
Baktılar o bölgede de görev yerimi terk etmiyorum, onların eline koz vermiyorum,
Bu kez Halk evi durağının oradaki üst geçidin ayağına sabit nöbete diktiler.
Bomba ihbarları alınıyormuş ve 1 saat İstanbul yönünde, 1 saat'de Ankara yönündeki köprü ayağını beklettiler.
Bende tık yok.
Tuvalete giderken bile telsizden anons ediyor ve öyle gidiyordum.
Nasıl hikaye gibi değil mi.
Tabi bu hikayede anlatmadığım daha neler yaşadım neler.
Niye yazdım bunları.
Biz bu teşkilatta takunyacı dediğimiz bu tipleri yıllardır biliriz.
Bugün yapılan operasyonlara şaşıranlar oluyor.
Bu kadar da olmaz falan diyenler oluyor.
Uyanın beyler bunlar daha bitmedi.
Her sınavı bunlar yaptı.
Kim nereye gelecekse bunlar atadı.
Uyursak bunlar bize 15 Temmuz'dan daha beter saldırılar...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Polis Yahya Kaptanlılara gece yarısı ceza yağdırdı 14 Ekim 2025 Salı
- Vay be Reisi 12 milyar dolara sattılar! 15 Nisan 2025 Salı
- Amanın Siyaset DEMli osun! 11 Nisan 2025 Cuma
- İmamoğlu'na gizli Gökçek'e aleni tanık var... 26 Mart 2025 Çarşamba
- Papağan medya 24 Mart 2025 Pazartesi
- Ne korkarım ne geri adım atarım 22 Mart 2025 Cumartesi
- TÜİK sizi düşünmüş 04 Temmuz 2024 Perşembe
- Ölüyü diriyi öptünüz gözünüzü esnafa diktiniz! 14 Mayıs 2024 Salı
- 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası Türkiye'de neler yaşandı? 04 Mayıs 2024 Cumartesi
- Kılıçdaroğlu, yeni bir yol açtı 04 Nisan 2024 Perşembe