Göç meselesi
Türkiye uzun yıllardır düzensiz bir göçmen riski ile karşı karşıya.
Saddam Hüseyin rejiminin kimyasal saldırılarından kaçarak 1988 yılında Türkiye'ye sığınan, Muş, Mardin ve Diyarbakır'da oluşturulan kamplara yerleşmeleri ile başlayan göç dalgası çevremizdeki ülkelerdeki rejim sıkıntıları nedeni ile her gün bir başka boyutla karşımıza çıkıyor.
Suriye'de başlayan iç savaş sorası milyonlarca insanın Türkiye sınırlarına doğru hareketi ile başlayan göç hareketi bugün bambaşka bir duruma evrilmiş durumda.
Sayıları net olmamakla birlikte 4-5 milyona yakın Suriyeli artık Türkiye'de hayatlarını sürdürüyor.
İlk başlarda sınır bölgelerinde oluşturulan kamplarda yaşayan Suriyeliler artık her şehrimizde, her sokağımızda hayatlarına devam ediyor.
Türkiye, Suriye'de yaşanan insanlık dramına sessiz kalmayarak can korkuları yüzünden ülkelerinden kaçarak sığınan insanlara kucak açtı.
Bu olayın insani yanı.
***************************
ABD'nin Afganistan planlarında değişikliğe gitmesi ve bu ülkedeki askeri varlığını sona erdirme kararı alması ile güçlenmeye devam eden Taliban, yavaş yavaş Afganistan'ın tamamını kontrol altına almaya başladı.
ABD, Afganistan işgali sırasında hükümranlığını sürdürmek adına yerli işbirlikçileri ile çalıştığı herkesin malumu.
ABD'ye yardım eden Afganlılar, ABD'nin çekilme kararı sonrası hayatlarından endişe edince onlar için göç kaçınılmaz oldu.
Tabiki bu göç öncesi ABD yeni senaryoları hayata geçirmenin planlarını da hazırlamış anlaşılan.
İşine yarayacak insan gücünü ki (Bu 3-5 bini geçmeyecektir) bir müddet sonra ülkesine götürecektir.
Esas sorun Taliban rejiminden korkarak kaçan büyük göç dalgasının yaratacağı tahribat.
Bugün ülkemizde kaç Afganlı var net olarak kimse bilmiyor.
Özellikle sosyal medyada yer verilen fotoğraf karelerinde ülkemize gelen Afganlıların hepsinin erkek ve genç olarak görülmesi tesadüf değil.
Afganlar, Suriyeliler gibi açık kapı politikası ile sınırdan kitlesel bir şekilde Türkiye’ye alınmış bir grup değil. Afgan göçmenler Pakistan-İran'ı geçerek kilometrelerce çok tehlikeli bir yolu yürüyerek, en az iki hafta boyunca, buraya geliyorlar.
Ve bu göç öyle beleş yapılabilecek bir yolculuk değil.
İnsan kaçakçılarının kişi başına 1000 Dolar aldığı varsayılırsa, zaten sefalet şartlarda hayatlarını sürdüren insanların yanlarına ailelerini de alarak bu yolculuğa çıkmaları imkânsız. O yüzden fotoğraflarda gördüğümüz genç erkeklerin aileleri için bu yola çıktıkları ve bir yerde tutunabilirler ve geride kalan aileleri için para kazanabilirlerse onları da yanlarına getirmeleri yönünde bir fikirleri olduğunu düşünüyorum.
Bugün Türkiye'de büyük bir kesim yaşanan bu düzensiz göçün yaratacağı sorunları konuşuyor. Birçok insanımızın ülkemizde göçmen istemiyoruz söylemlerini duyuyoruz.
Evet, şehirlerde yaşanan bazı olumsuz olaylar bu söylemleri daha da alevlendiriyor.
Ancak şu gerçek ne yazık ki göz ardı ediliyor.
Ülkemizde ticaret yapan birçok firma, kişi söylemlerinde samimi değil. Asgari ücretin çok altında ve hiç bir güvencesi olmadan çalışmayı kabul eden göçmenleri iş yerlerinde çalıştırmaktan geri durmayıp, sonrada GÖÇMEN İSTEMİYORUZ masalları anlatmalarına ayar oluyorum.
Bugün çıkıp bakın etrafınıza.
Özellikle ağır iş kollarında, inşaatlarda, sanayide çalışan göçmenleri hepiniz göreceksiniz.
*******************************************
Göçmenler, mülteciler ve sığınmacıların hakları, bu kişilerin başka bir ülkeye nasıl ve neden gittiği fark etmeksizin uluslararası hukuk tarafından korunmaktadır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (Madde 14), herkesin başka ülkelerde sığınma talep etme ve sığınma hakkı olduğunu belirtirken Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin BM Sözleşmesi ve Protokolü, mültecilerin zulüm görme riski altına girebilecekleri ülkelere geri gönderilmesini yasaklamakta.
Yani ülkemize giren mültecileri biz sizi istemiyoruz diyerek sınır dışı etmek o kadarda kolay değil.
Şimdi dönelim yazımızın başına,
Suriyeli göçmen meselesine.
Avrupa’nın ikiyüzlülüğü göçmen konusundaki tavırları üzerine Türkiye sınır kapıları açma konusunu gündeme getirmiş, Avrupa hayali kuran Suriyeli göçmenler Yunanistan sınırına dayanmıştı.
Sora ne oldu?
******************************************
İşin özü şu;
Sınırlarınızı iyi korumanız ve düzensiz göçmen konusunda etkin bir planımız olmak zorunda.
Yoksa biz bu göçmen sorununu çözemeyiz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Polis Yahya Kaptanlılara gece yarısı ceza yağdırdı 14 Ekim 2025 Salı
- Vay be Reisi 12 milyar dolara sattılar! 15 Nisan 2025 Salı
- Amanın Siyaset DEMli osun! 11 Nisan 2025 Cuma
- İmamoğlu'na gizli Gökçek'e aleni tanık var... 26 Mart 2025 Çarşamba
- Papağan medya 24 Mart 2025 Pazartesi
- Ne korkarım ne geri adım atarım 22 Mart 2025 Cumartesi
- TÜİK sizi düşünmüş 04 Temmuz 2024 Perşembe
- Ölüyü diriyi öptünüz gözünüzü esnafa diktiniz! 14 Mayıs 2024 Salı
- 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası Türkiye'de neler yaşandı? 04 Mayıs 2024 Cumartesi
- Kılıçdaroğlu, yeni bir yol açtı 04 Nisan 2024 Perşembe