Hayalimiz bu Türkiye değil!
Adalet ve Kalkınma Partisi 14 Ağustos 2001 yılında kurulduktan yaklaşık 1 yıl sonra Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde 2002 genel seçimleri yapıldı. AK Parti 365 milletvekili çıkararak tek başına iktidara geldi.
Ekonomik büyüme, kaynakların çoğaltılması, daha fazla, doğru yerlerde kullanılmaları ve verimliliklerinin arttırılması AKP'nin çıraklık dönei diye adlandırılan bu dönemde gerçekleşti. Siyasete farklı bir bakış açısı geldi. Dönemin Ana muhalefet partisi genel başkanı Deniz Baykal ile olan ilişkiler özlenen tabloyu ortaya koymuştu.
Her seçimden zaferle ayrılmasına rağmen nedense diğer iktidarların düştüğü yanlışlara düştü. Güç zehirlenmesi. Yukarıdan bakmamlar, toplumda kutuplaşma...
Belki bunlar düzeltilebilir di ama, son dönemde yaşanan ekonomik fırtına AKP'nin bu girdaptan çıkmasını daha da zorlaştırıyor.
Sadece elektrik faturalarındaki can yakıcı artış iktidarın sonunu getirecek gibi görnüyor. Elbette tüm bu yanlışlardan dönebililer. Halkın hayat pahalılığına olan isyanını artık daha net duyabililer ve ülkenin kaynaklarını üretime yönelterek insanımızın beklediği ülke olarak sıçramayı yapabilirler. Ve umarım bu gittikleri yanlışlarda daha fazla ısrar etmezler.
Tabi bir de konuşmalardaki ötekileştirici üslup.
Bu en tehlikelisi aslında.
Türkiye derin bir ayrışma içerisinde.
Muhalefetin her isyanına üst perdeden argo tabirleri kullanan siyasetçileri örnek alan büroklar onları aratmayacak söylemlerden geri durmuyorlar.
Bu yanlışa dur demeleri gerekiyor.
Gerçekten ayrışıyoruz ve diğerini ötekileştirmek için elimizden ne gelirse ardımıza koymuyoruz.
Geçmişte biz bu ayrışmaların acıları çok yaşadık.
Bu yanlışa dur diyecek Cumhura ihtiyacımız var.
Hem de hiç olmadığı kadar daha çok ihtiyacımız var.
Ve, bu ayrışma ne yazık ki yeni yetişen gençlere de sirayet etti ve etmeye devam ediyor.
Trabzon’da yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurdele kesiminden önce sahneye çıkmak isteyen küçük çocuğu kırmadı.
"CUMHURBAŞKANI AMCA"
Babası ile ilgili yaşanan bir sıkıntıyı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile paylaşan çocuğun önce “Cumhurbaşkanı amca” diyerek sözlerine başladığı duyuldu.
Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sarılan ve elinden mikrofonu alan çocuk, heyecanlı ses tonu ile oy istedi.
“ONA OYUNUZU VERİN”
“Arkadaşlar, Cumhurbaşkanı amcamızın karşısındaki bu Bay Kemal hain hain. Adam burada. En iyi adam. Ona oyununuzu verin. O en büyük” diyen çocuk, daha sonra alanda toplanan Trabzonluları selamladı.''
İşte anlatmaya çalıştığım toplumun ayrışması bu çocuğun sözlerinde.
“Arkadaşlar, Cumhurbaşkanı amcamızın karşısındaki bu Bay Kemal hain hain'
Bir çocuk nasıl bu sözleri söyleyebilir?
Bir çocuk nasıl olurda hain kelimesini bu kadar pervasızca kullanabilir.
Ve nasıl olurda ülkemizin son 20 yıla yakın zamanında iktidar olan AK Parti yetkilileri o çocuğun sözlerine alkış tutabilir?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Polis Yahya Kaptanlılara gece yarısı ceza yağdırdı 14 Ekim 2025 Salı
- Vay be Reisi 12 milyar dolara sattılar! 15 Nisan 2025 Salı
- Amanın Siyaset DEMli osun! 11 Nisan 2025 Cuma
- İmamoğlu'na gizli Gökçek'e aleni tanık var... 26 Mart 2025 Çarşamba
- Papağan medya 24 Mart 2025 Pazartesi
- Ne korkarım ne geri adım atarım 22 Mart 2025 Cumartesi
- TÜİK sizi düşünmüş 04 Temmuz 2024 Perşembe
- Ölüyü diriyi öptünüz gözünüzü esnafa diktiniz! 14 Mayıs 2024 Salı
- 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası Türkiye'de neler yaşandı? 04 Mayıs 2024 Cumartesi
- Kılıçdaroğlu, yeni bir yol açtı 04 Nisan 2024 Perşembe