Ne istediler de vermediniz?
03 Kasım 2016
20:00
Hani bize işaret edilen,
Eğer başkanlık gelmezse ülke bölünür masalları ile kafaların karıştırıldığı Başkanlığı tartışalım.
Ama önce biraz hafıza tazeleyelim.
Siyasi hesap yapmadan,
Ülke geleceğine kafa yorarak tartışalım.
Cezaevi’nde başlayan iktidar yürüyüşünde hakkını verelim bir kesimin uzun adam adını taktıkları Erdoğan ezber bozdu.
Bilinen siyasetçiler gibi davranmadı.
Yeri geldi kabadayı oldu!
Yeri geldi aile babası.
Yeri geldi, cenazede kuran okuyan,
Yeri geldi, dünya ya caka satan.
Zaten halkta karşılık bulduğu için oyları bir kez erise de hep zirvede kaldı.
7 Haziran parantezini sona ayıralım ve Başkanlığa dönelim.
Hep kandırıldık edebiyatının ardında siyaset söylemleri yapıldı.
Kâh Ergenekon da kandırıldılar,
Kâh Balyozda.
İşte sorgulanmayan cümle aslında buydu.
Ne istediler de vermediniz?
Tıpkı, ‘Ben neden istifa edeceğim’ diye canlı yayında açıklama yapan dönemin bakanı Erdoğan Bayraktar gibi.
Şimdi kamuoyu oluşturuluyor.
Sosyal medyada paylaşılıyor.
Sanki Başkanlık gelince tüm dertlerimiz bitecek.
Sihirli bir değnek ülkenin kaderini değiştirecek.
14 yıldır iktidar olan bir partinin genel başkanı ve Başbakan olan Binali Yıldırım’ın ‘Başkanlık gelmezse ülke bölünebilir’ söylemi üzeri kapatılacak, geçiştirilecek bir konu değildir.
Bu cümleyi neden söylediği,
Niçin söylediği iyi değerlendirilmelidir.
Bakın tüm samimiyetimle bir konuya açıklık getirmeye çabalıyorum.
Darbe kalkışması gecesi CHP Genel Başkanı neredeydi diye başlatılan söylemler açıkça algı operasyonudur.
O gece kimin nerede olduğunu iyi kötü hepimiz biliyoruz.
Mesela Başbakan Binali Yıldırım güvenlik riski nedeni ile Ilgaz’da kaldı.
İyi de yaptı.
Şimdi kalkıp, Başbakan neredeydi diye hesap sormak ayıp olur.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sen neredeydin demek algı operasyonudur.
Neyse bunları geçelim ve 7 Haziran akşamına dönelim.
AKP, iktidarını kaybetmiş, olası bir koalisyon ortadayken müthiş bir operasyon yapıldı. Siyaset zekâsı devreye girdi.
2.Baykal kurtarma operasyonu sahne aldı.
Ben Meclis başkanı olacağım diye tutturan Baykal’ın hezeyanına Bahçeli’de ‘HAYIR’ edebiyatını ekleyince bugün tartıştığımız Başkanlık yolu açıldı.
Kimse kusura bakmasın da gerçek bu.
Şimdi dönemlim başkanlığa.
14 yılda birkaç defa kandırıldık diyen bir iktidarın yetkiyi bir adamın eline vermesinin sonuçları iyi düşünülmeli.
Eğer başkanlık gelmezse ülke bölünür masalları ile kafaların karıştırıldığı Başkanlığı tartışalım.
Ama önce biraz hafıza tazeleyelim.
Siyasi hesap yapmadan,
Ülke geleceğine kafa yorarak tartışalım.
Cezaevi’nde başlayan iktidar yürüyüşünde hakkını verelim bir kesimin uzun adam adını taktıkları Erdoğan ezber bozdu.
Bilinen siyasetçiler gibi davranmadı.
Yeri geldi kabadayı oldu!
Yeri geldi aile babası.
Yeri geldi, cenazede kuran okuyan,
Yeri geldi, dünya ya caka satan.
Zaten halkta karşılık bulduğu için oyları bir kez erise de hep zirvede kaldı.
7 Haziran parantezini sona ayıralım ve Başkanlığa dönelim.
Hep kandırıldık edebiyatının ardında siyaset söylemleri yapıldı.
Kâh Ergenekon da kandırıldılar,
Kâh Balyozda.
Kâh, Hoca efendilerinde…
Hâlbuki 2002 yılından meşhur 17-25 Aralık operasyonuna kadar ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda’ nakaratını yüksek perdeden birlikte dile getrdiler.
İşte sorgulanmayan cümle aslında buydu.
Ne istediler de vermediniz?
Bir kez yüksek perdeden, dönemin ağlak bakanı Bülent Arınç TV ekranında canlı yayında dile getirdiyse de sesi kısıldı.
Tıpkı, ‘Ben neden istifa edeceğim’ diye canlı yayında açıklama yapan dönemin bakanı Erdoğan Bayraktar gibi.
Şimdi kamuoyu oluşturuluyor.
Sosyal medyada paylaşılıyor.
Sanki Başkanlık gelince tüm dertlerimiz bitecek.
Sihirli bir değnek ülkenin kaderini değiştirecek.
14 yıldır iktidar olan bir partinin genel başkanı ve Başbakan olan Binali Yıldırım’ın ‘Başkanlık gelmezse ülke bölünebilir’ söylemi üzeri kapatılacak, geçiştirilecek bir konu değildir.
Bu cümleyi neden söylediği,
Niçin söylediği iyi değerlendirilmelidir.
Bakın tüm samimiyetimle bir konuya açıklık getirmeye çabalıyorum.
Darbe kalkışması gecesi CHP Genel Başkanı neredeydi diye başlatılan söylemler açıkça algı operasyonudur.
O gece kimin nerede olduğunu iyi kötü hepimiz biliyoruz.
Mesela Başbakan Binali Yıldırım güvenlik riski nedeni ile Ilgaz’da kaldı.
İyi de yaptı.
Şimdi kalkıp, Başbakan neredeydi diye hesap sormak ayıp olur.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sen neredeydin demek algı operasyonudur.
Neyse bunları geçelim ve 7 Haziran akşamına dönelim.
AKP, iktidarını kaybetmiş, olası bir koalisyon ortadayken müthiş bir operasyon yapıldı. Siyaset zekâsı devreye girdi.
2.Baykal kurtarma operasyonu sahne aldı.
Ben Meclis başkanı olacağım diye tutturan Baykal’ın hezeyanına Bahçeli’de ‘HAYIR’ edebiyatını ekleyince bugün tartıştığımız Başkanlık yolu açıldı.
Kimse kusura bakmasın da gerçek bu.
Şimdi dönemlim başkanlığa.
14 yılda birkaç defa kandırıldık diyen bir iktidarın yetkiyi bir adamın eline vermesinin sonuçları iyi düşünülmeli.
Parlamenter sistemde 14 yılda birkaç kez kandırıldık diyenlerin tek adamlık sisteminde kandırıldığında sonuçlar nereye gidebilir iyi düşünülmeli.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Polis Yahya Kaptanlılara gece yarısı ceza yağdırdı 14 Ekim 2025 Salı
- Vay be Reisi 12 milyar dolara sattılar! 15 Nisan 2025 Salı
- Amanın Siyaset DEMli osun! 11 Nisan 2025 Cuma
- İmamoğlu'na gizli Gökçek'e aleni tanık var... 26 Mart 2025 Çarşamba
- Papağan medya 24 Mart 2025 Pazartesi
- Ne korkarım ne geri adım atarım 22 Mart 2025 Cumartesi
- TÜİK sizi düşünmüş 04 Temmuz 2024 Perşembe
- Ölüyü diriyi öptünüz gözünüzü esnafa diktiniz! 14 Mayıs 2024 Salı
- 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası Türkiye'de neler yaşandı? 04 Mayıs 2024 Cumartesi
- Kılıçdaroğlu, yeni bir yol açtı 04 Nisan 2024 Perşembe