Ne korkarım ne geri adım atarım

22 Mart 2025 22:10

Uzun zamandır bu sütündan sizlere seslenmiyorum.

İktidarın medya baskısı reklam sopasına muhalafet de itiraz etmediği için yalnız kaldık ve bende madem iktidar bizi yok sayıyor, Muhalaftette bundan rahatsız değil diyerek yazı yazmaktan vaz geçtim.

Taki dün geceye kadar.

Uzun süredir beni ve gezetemi takip eden bir okurum,

Ne oldu,sendemi vazgeçtin

Ne oldu sende mi korktun vazgeçtin diye bana mesaj atana kadar.

 

Asla korkmam, korkmadım, vaz geçmedim.

Evet ,

iktidar hizaya getirmeye gayret ediyor,

Reklam sopasını sallıyor

Ama dün reklam almamıştık

Bugünde almadık,

Muhetemelen gelecekete de alamayacağız.

Çünkü bu getirilen sisteme uyamamız mümkün değil.

Biz kimseye biat etmeyen bir medyayız.

Ne yerel ne de ulusal reklamlarımız yok.

Matrahtı,

Stopajdı, Geçici vegiydi,

KDV' di,

Hepsini sadece emekli maaşımla ödeyip gazetecilik yapmaya çalışyorum.

CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan İstanbul'a  yürüyüşünde bu kentin tek madyası sadece biz vardık.

Biz vardık ama AKP görmedi zeten görmezdi

CHP'de görmedi.

Bugün İstanbul Saraçhanede CHP lideri Özgür Özel merkez medya yı hedef alarak adeta tehdit etti.

Bizi görmüyorsunuz, habelerimizi yapmıyorsunuz bundan sonra bizde size tepki göstereceğiz dedi....

Çok geç kadın Özgür başkan,

Bak benden sana tavsiye

Bunu yerel ve ulusal medyanın bulunduğu CHP Kocaeli  vekillerinin aday toplantılarında  da dile geitirdiği için yeniden yazmamda bir beis yok.

Madem merkez medya sana sırtını döndü sende onlara sırtını dön, yerel medya ile yol yürü..

Neyse şimdi gelelim hafıza tazelemeye

Bir zamanlar hocaefendi dedikleri salyalı sümüklü terörist başına methiyeler kuranlar,

Yeter artık dön bu hasret bitsin diyenler,

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, "Cemaat devleti ele geçirmiş, devlete sızmış bunlar kargaları güldürür"

AKP'nin güçlü isimlerinden Arınç'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkındaki suç isnadı, Mansur Yavaş'ın belediye başkanı olduktan sonra oratya attığı  ,Gökçek iddialarını görmezden gelen duymayan 23 maymunu oynayan adalet 3 gizli tanıkın mişli muşşlu iddialaraını baz alıp 3 kez Erdoğanı yenen İmamoğlu'nu gözaltına alması takdire şayandır.

 

AKP 2002’de iktidara geldi. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bu dönemde Fethullah Gülen ile güçlü bir işbirliği kurdu. Cemaat, eğitim ve medya desteği ile hükümete katkı sağladı. Özellikle Zaman gazetesi ve Samanyolu TV, AKP politikalarını sıkı bir şekilde savundu.

Tıpkı bugün ölümüne AKP'Yi SAVUNAN YAVŞAK MEDYA OLDUĞU GİBİ

2007’de başlayan Ergenekon ve 2010’da başlayan Balyoz davaları, Türkiye’nin siyasi atmosferini kökünden değiştirdi. Bu davalar, AKP ile Gülen cemaatinin işbirliğinde yürütülen büyük bir operasyon olarak tarihe geçti.

Fethullahçılar tarafından düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın 2012’deki kapanış töreninde Erdoğan Gülen'e

“Gurbet hasrettir. Hasretin bedeli çok ağırdır. Faturası çok ağırdır. Biz gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz. Gurbet aynı zamanda garipliktir. Zaten oradan anlamı yükleniyor. Onun için de biz garipliğe tahammül edemeyiz. Diyoruz ki bu sıla hasreti artık bitmelidir ve bitsin istiyoruz.”

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, “internet andıcı” soruşturması kapsamında 6 Ocak 2012’de tutuklandı. Başbuğ, “örgüt yöneticiliği” ve “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” ile suçlanıyordu.

Başbuğ, adliye çıkışında şöyle dedi:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genelkurmay Başkanı ‘terör örgütü kurmak ve yönetmek’ ile suçlandı. Takdir yüce Türk milletinindir. Bu iddianın bu şekilde dile getirilmesi bile benim için en ağır cezadır. Bundan sonra ne ceza verilirse bu beni daha fazla üzmez. Kötü amacım olsa 700 bin kişilik gücü elinde tutan bir komutan olarak başka yolları denerdim.”

Başbuğ, 5 Ağustos 2013’te Ergenekon davasından müebbet hapis cezası aldı.

Başbuğ, ceza aldıktan sonra şöyle dedi:

“Eğer bir ülkede, toplum hakimlerin bağımsızlığını sorguluyorsa, verilen hükümlerin Anayasa’ya, kanunlara ve hukuka uygun olduğuna ilişkin şüpheler taşıyorsa, o ülkede hukukun üstünlüğünün var olduğu ileri sürülemez. Bu durumda yargılananlar için son sözü millet söyleyecektir. Ve millet yanılmaz ve aldanmaz. Her zaman doğruların, hak ve haklının yanında, yani adaletin yanında olanların, vicdanları rahat olur. Ben öyleyim. Ve inanıyorum ki, hak hiçbir zaman yerde kalmaz.”

İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi, yaklaşık bir yıl sonra Başbuğ hakkında tahliye kararı verdi.

Hadi bakalım hafızlarınızda bunlar varsa bugünü yorumlayın.

Yok siz hala AKP'nin size dayattığı gündemin paşinden koşuyoranız.

Yarın ağlanacak halinize gülecek kimseyi bile bulamayacaksınız.

Sözün özü,

Ben dün sizden korkmuyordum

Bugünde korkmuyorum

Yarında korkmayacağım.

Hodri meydan

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X