Salaga yatmayın...
28 Ağustos 2016
23:00
Daha ne bekliyorsunuz?
15 Temmuz gecesi yaşanan darbe teşebbüsü size gerçekleri hala mı göstermedi?
Adına övgüler düzülen,
Muhterem hoca efendi hazretleri dediğiniz,
Cemaat, hizmet hareketi diyerek yıllarca koruduğunuz bir hainin gerçek yüzünü halamı göremediniz.
Eminim sizlerde her şeyin farkındasınız da biraz salağa yatıyorsunuz.
15 Temmuz gecesinin ardından başlayan FETÖ temizliğine birileri hala gözlerini kapatmış
Kulaklarını tıkamış durumda.
Gözler kapanınca,
Kulaklar tıkanınca sanki her şey hallolacak.
Yapmayın kardeşim yapmayın.
Sadece Bankasya’da hesabı olduğu için memurlar görevlerinden olurken, sizin bu 3 maymunu oynamanız hiç akıl karı değil.
İlimizde bizim FETÖ’cü diye bildiğimiz başkanlar, yöneticiler, bürokratlar yok mu?
FETÖ soruşturması sırasında gözaltına alınan, ya da soruşturmaya tabi tutulan memurlara sorulan sorulardan biri de Bank Asya.
Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım.
Müslüman bir ülkede yaşıyoruz.
İnancı gereği bazı insanlarımız faiz bankacılığına karşı.
Paralarını faizsiz bankacılık sistemine yatırıyor.
(Faizsiz bankacılık sisteminde kredi kartı borcunuz varsa nasıl faiz uyguluyorlar merak ediyorum)
Bunu yaptıkları için onları suçlayamayız.
FETÖ soruşturmasında 1.1.2014 tarihinden itibaren bu tür kurumlarla ilişkilerini kesmeyenler mercek altında.
İyi de Bank Asya meşhur 17-25 Aralık soruşturması sırasında değil,
2015 yılı Mayıs ayında TMSF’ye devredildi.
Yani o soruşturmadan sonra daha uzun süre bankacılık faaliyetinde bulundu.
O meşhur rüşvet ve yolsuzluk iddiası davasının ardından özellikle siyasetçiler neler olup bittiğini görerek bazıları Bank Asya ile bağlarını koparttı. İlimizde Bank Asya da hatırı sayılır birikimi olan iş adamlarını, hadi onları geçtim siyasetçileri herkes biliyor.
Şimdi onlara bir şey sorulmuyor da faizsiz bankacılığı tercih eden garibim memura mı hesap sorulacak sadece.
Darbe girişiminde yer aldığı gerekçesiyle asker kardeşi tutuklanan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli hala görevinin başında dururken.
Kamuoyunun Fetullahçı olduğunu yıllardır bildiği futbolcu Hakan Şükür için yakalama kararı verilirken,
Benim babamın bu işlerle alakası yok demesine rağmen sözüne itimat etmeyip babası tutuklanmadı mı? (Tutuklanmasını eleştirmek için yazmıyorum.)
Karısı, kocası, oğlu, yakını darbe teşebbüsüne bulaşmış, desteklemiş, zımmen de olsa başarılı olmasını dilemiş kamu görevlilerini hatta yakınları tutuklanırken,
Bunları alenen destekleyenleri, onlara yol verenleri, büyümeleri için ellerinden gelen her şeyi yapmalarını, FETÖ’nün bağlantılı derneklerine vakıflarına iş adamlarının üye olması için nasıl teşvik ettiklerini görmeyecekmiyiz?
Belediyelerin tırıvırıdan yurt dışı seyahatleri ayarlayıp, hoca efendinin kapısına yüz sürmeye, ondan icazet almaya giden siyasetçilerden arınmayacak mıyız?
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadını görmezden gelemeye devam mı edeceğiz?
Hükümet sözcülüğü döneminde canlı yayına çıkıp Ankara’yı parsel parsel sattı diye suçlayan Bülent Arınç’ın adını söylediği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ne diyeceğiz.
TV ekranına çıkıp;
‘Bakın etrafınızdaki birçok insanın özellikle belli zamanlarda belli konularda esir alındığı, ondan sonra gidip belli şekillerde kurtarıldığı çok aşikâr... Böyle bir kabiliyeti var. Ve herkesin mesela, haşhaşiler denmesinin sebebi bu. İnsanlar büyüleniyor ve esir oluyor. Mesela bana da geldiler, verdiler, hediye ettiler bir dönemde onun böyle bir altın şeyi vardır ufak... Onun üzerinde bunlar vardır. Altın değil de yanlış söyledim, bir metal vardır, herkese ondan dağıtırlar ve derler ki, 'Bu üzerinde olduğu takdirde sen her şeyden korunursun' derler... Artı, o kendisinin verdiği cevşenin içinde de belli bir takım formüller vardır. İnanırım ben. Neden inanırım sebebini söyleyeyim, canlı olarak hayatta buna benzer olaylarla karşılaştım.’ Diyerek koskoca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının bunlara inanmasını cinlere bağlayıp işin içinden sıyrılışını mı seyredeceğiz.
Yapmayın Allah aşkına.
Yahu hepiniz oradaydınız.
Hanginiz muhterem hocam diyerek cümlelere başlamıyordunuz?
Hanginiz dön artık bu hasret bitsin diye çağrılarda bulunmuyordunuz.
Madem siz pişman oldunuz ki buna inanıyorum.
O zaman gariban memurun pişmanlığına niye inanmıyorsunuz?
15 Temmuz gecesi yaşanan darbe teşebbüsü size gerçekleri hala mı göstermedi?
Adına övgüler düzülen,
Muhterem hoca efendi hazretleri dediğiniz,
Cemaat, hizmet hareketi diyerek yıllarca koruduğunuz bir hainin gerçek yüzünü halamı göremediniz.
Eminim sizlerde her şeyin farkındasınız da biraz salağa yatıyorsunuz.
15 Temmuz gecesinin ardından başlayan FETÖ temizliğine birileri hala gözlerini kapatmış
Kulaklarını tıkamış durumda.
Gözler kapanınca,
Kulaklar tıkanınca sanki her şey hallolacak.
Yapmayın kardeşim yapmayın.
Sadece Bankasya’da hesabı olduğu için memurlar görevlerinden olurken, sizin bu 3 maymunu oynamanız hiç akıl karı değil.
İlimizde bizim FETÖ’cü diye bildiğimiz başkanlar, yöneticiler, bürokratlar yok mu?
FETÖ soruşturması sırasında gözaltına alınan, ya da soruşturmaya tabi tutulan memurlara sorulan sorulardan biri de Bank Asya.
Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım.
Müslüman bir ülkede yaşıyoruz.
İnancı gereği bazı insanlarımız faiz bankacılığına karşı.
Paralarını faizsiz bankacılık sistemine yatırıyor.
(Faizsiz bankacılık sisteminde kredi kartı borcunuz varsa nasıl faiz uyguluyorlar merak ediyorum)
Bunu yaptıkları için onları suçlayamayız.
FETÖ soruşturmasında 1.1.2014 tarihinden itibaren bu tür kurumlarla ilişkilerini kesmeyenler mercek altında.
İyi de Bank Asya meşhur 17-25 Aralık soruşturması sırasında değil,
2015 yılı Mayıs ayında TMSF’ye devredildi.
Yani o soruşturmadan sonra daha uzun süre bankacılık faaliyetinde bulundu.
O meşhur rüşvet ve yolsuzluk iddiası davasının ardından özellikle siyasetçiler neler olup bittiğini görerek bazıları Bank Asya ile bağlarını koparttı. İlimizde Bank Asya da hatırı sayılır birikimi olan iş adamlarını, hadi onları geçtim siyasetçileri herkes biliyor.
Şimdi onlara bir şey sorulmuyor da faizsiz bankacılığı tercih eden garibim memura mı hesap sorulacak sadece.
Darbe girişiminde yer aldığı gerekçesiyle asker kardeşi tutuklanan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli hala görevinin başında dururken.
Kamuoyunun Fetullahçı olduğunu yıllardır bildiği futbolcu Hakan Şükür için yakalama kararı verilirken,
Benim babamın bu işlerle alakası yok demesine rağmen sözüne itimat etmeyip babası tutuklanmadı mı? (Tutuklanmasını eleştirmek için yazmıyorum.)
Karısı, kocası, oğlu, yakını darbe teşebbüsüne bulaşmış, desteklemiş, zımmen de olsa başarılı olmasını dilemiş kamu görevlilerini hatta yakınları tutuklanırken,
Bunları alenen destekleyenleri, onlara yol verenleri, büyümeleri için ellerinden gelen her şeyi yapmalarını, FETÖ’nün bağlantılı derneklerine vakıflarına iş adamlarının üye olması için nasıl teşvik ettiklerini görmeyecekmiyiz?
Belediyelerin tırıvırıdan yurt dışı seyahatleri ayarlayıp, hoca efendinin kapısına yüz sürmeye, ondan icazet almaya giden siyasetçilerden arınmayacak mıyız?
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadını görmezden gelemeye devam mı edeceğiz?
Hükümet sözcülüğü döneminde canlı yayına çıkıp Ankara’yı parsel parsel sattı diye suçlayan Bülent Arınç’ın adını söylediği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ne diyeceğiz.
TV ekranına çıkıp;
‘Bakın etrafınızdaki birçok insanın özellikle belli zamanlarda belli konularda esir alındığı, ondan sonra gidip belli şekillerde kurtarıldığı çok aşikâr... Böyle bir kabiliyeti var. Ve herkesin mesela, haşhaşiler denmesinin sebebi bu. İnsanlar büyüleniyor ve esir oluyor. Mesela bana da geldiler, verdiler, hediye ettiler bir dönemde onun böyle bir altın şeyi vardır ufak... Onun üzerinde bunlar vardır. Altın değil de yanlış söyledim, bir metal vardır, herkese ondan dağıtırlar ve derler ki, 'Bu üzerinde olduğu takdirde sen her şeyden korunursun' derler... Artı, o kendisinin verdiği cevşenin içinde de belli bir takım formüller vardır. İnanırım ben. Neden inanırım sebebini söyleyeyim, canlı olarak hayatta buna benzer olaylarla karşılaştım.’ Diyerek koskoca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının bunlara inanmasını cinlere bağlayıp işin içinden sıyrılışını mı seyredeceğiz.
Yapmayın Allah aşkına.
Yahu hepiniz oradaydınız.
Hanginiz muhterem hocam diyerek cümlelere başlamıyordunuz?
Hanginiz dön artık bu hasret bitsin diye çağrılarda bulunmuyordunuz.
Madem siz pişman oldunuz ki buna inanıyorum.
O zaman gariban memurun pişmanlığına niye inanmıyorsunuz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Polis Yahya Kaptanlılara gece yarısı ceza yağdırdı 14 Ekim 2025 Salı
- Vay be Reisi 12 milyar dolara sattılar! 15 Nisan 2025 Salı
- Amanın Siyaset DEMli osun! 11 Nisan 2025 Cuma
- İmamoğlu'na gizli Gökçek'e aleni tanık var... 26 Mart 2025 Çarşamba
- Papağan medya 24 Mart 2025 Pazartesi
- Ne korkarım ne geri adım atarım 22 Mart 2025 Cumartesi
- TÜİK sizi düşünmüş 04 Temmuz 2024 Perşembe
- Ölüyü diriyi öptünüz gözünüzü esnafa diktiniz! 14 Mayıs 2024 Salı
- 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası Türkiye'de neler yaşandı? 04 Mayıs 2024 Cumartesi
- Kılıçdaroğlu, yeni bir yol açtı 04 Nisan 2024 Perşembe