Alevi Müftü ….
Geçenlerde sosyal medya hesabımdan İçişleri Bakanlığına Terörle Mücadele alanında uzman, Ülkücü görüşlere sahip birinin getirilmesinin ne kadar isabetli bir karar olacağını, terörle mücadelede çok daha kalıcı ve etkin işler yapılabileceğini temenni olarak yazmıştım.
Bu “keşke”min üzerinden tahminen 1 hafta geçtikten sonra, Sayın Başbakanımız yeni dönemde “Milliyetçi Hareket Partili vekiller, Bakan olabilir” açıklamasında bulunmuştu.
Allah biliyor ya şahsım adına bu yaklaşımdan oldukça memnun oldum.
Gazetelerde bu sayının 5 bakanlık olabileceği yazıyordu. Hemen aklıma “hangi bakanlıkların Ülkücülere verilmesi çok yerinde olur?” diye düşünmeye başladım. Bence İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Sağlık ve Adalet Bakanlıklarında böyle bir değişiklik mükemmel olurdu.
Tabii bunlar devletimizi idare edenlerin vereceği kararlar ama cidden Ülkücü kadroların en iyi olduğu ve bence Ak parti iktidarında en çok aksayan bakanlıklar yukarıda saydıklarımdır, diyebilirim. Şahsım adına bu ihtimalin konuşulması dahi ülkemin birlik beraberliği adına, aksayan kurumlara elbirliği ile çeki düzen verilmesi “inşallah olur” dediğim bir husustur.
Tabi insanoğlu hayal etmeye başladı mı, “keşke”lerin ardı arkası kesilmez. Olmuşken “bir de şu Diyanet İşleri Başkanlığımıza el atılsa ne güzel olur” diye düşündüm.
Yaşantılarını “Akli İbadet, Kalbi İbadet” üzerine kurmuş olan Alevi ve Caferi inancına sahip ilahiyatçılar Diyanet İşlerimizin başına getirilse diye geçti içimden.
Belki alakası yok ama yine de söyleyeyim. Sünni inanç ve Hanefi itikadına sahip bir ailede yetişmeme rağmen, aklım kesip de sorgulamaya başladıktan sonra, tasavvufu, dört kapıyı, kırk makamı öğrendikten sonra Alevi ve Caferi itikadına ve bu minvalde ibadet edenlere yakınlık ve hayranlık duymaya başladım.
Bu yaşıma kadar ahlaki değerler, dürüstlük, kul hakkı, hoşgörü, güvenilirlik ve siyasal çıkarcılık konularında Alevi ve Caferilerden kendi adıma hiçbir nahoş hadiseye rastlamadım.
Kendi mezhebimden olanları da diğer mezheplerden olanları da iyi derecede gözlemleyebilmiş biri olduğumu düşünüyorum.
Alevi ve Caferiler gerçekten kendi imkânlarıyla, ibadethanelerini ayakta tutan , kendi aralarındaki siyasi görüş farklılıklarını yaşantılarına ve yönettikleri kurumlara yansıtmamaya özen gösteren, kul hakkı ve şirk konularında çok dikkatli, adaletli, merhametli, hoşgörülü, itikad ve iman sahibi insanlar.
“Sünniler veya başka inanç grupları öyle değil mi?” demeyin. Muhakkak öyledirler ama benim naçizane arzum ve onları anlatma çalışma çabam bu inançtan olan insanların da devletimizin dini kurumlarında sorumluluk gerektiren üst görevlerde hizmet edebilmesinin yolu açılsın diyedir.
Öyle, birkaç kurumda kendi inançlarını temsilen falan değil, il ve ilçe müftülüklerine ve mümkünse Diyanet İşleri Başkanlığına bir defa bile olsa, bu itikada sahip insanlarımızdan ehil kişilerin atanması, hem 15 Temmuz ruhuna uygun olacak, hem de coğrafyamızda çıkarılmaya çalışılan dış mihraklı mezhep kavgalarına verilebilecek en güçlü cevap olacaktır diye düşünüyorum.
Şayet herkes benim gibi bu değişiklik ve olumlu gelişmelerden memnuniyet duyarsa bu ilçe ve illerin sayısı arttırılabilir. Öngörülerime dayanarak Alevi ve Caferi inanç önderlerinin bu görevleri maaş bile almadan memnuniyetle kabul edeceklerini, gösterişten uzak sade yaşantılarıyla tanıdığımız bu âlimlerin beklide Diyanet İşleri Başkanlığımızın harcamalarını da büyük ölçüde azaltacaklarını düşünüyorum.
Aklım da, Fikrim de, Varlığım da Türk Varlığına armağan olsun.
Selam ve dua ile ….
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Sol’a Dikkat! 02 Mayıs 2023 Salı
- Sevgi mi, Nefret mi?Adını Sen Koy. 30 Nisan 2023 Pazar
- Kime Oy Verelim -3- 24 Nisan 2023 Pazartesi
- Kime oy vereceğiz 2 17 Nisan 2023 Pazartesi
- Kime oy vereceğiz? 14 Nisan 2023 Cuma
- Erdoğan mı? Kılıçdaroğlu mu? 12 Nisan 2023 Çarşamba
- Ana Muhalefetin Aday Adayları Hakkında 05 Nisan 2023 Çarşamba
- 100.000 imza hakkında! 27 Mart 2023 Pazartesi
- Muharrem İnce 2. Tura Kalabilir Mİ? 21 Mart 2023 Salı
- Eskiden Amerika, Brezilya ve Hint dizileri ilgi çekermiş. 17 Mart 2023 Cuma