Aslında Dolar yükselmiyor!
Dolar yükseliyor dediler, önü alınmıyor dediler, el yakıyor dediler, zamların tek sebebi dediler, almayın dediler, bozdurun dediler!
Kimse de çıkıp; döviz bürosunun karşılaştırma tablosunda neden hep sadece dolar fiyatına bakıyorsunuz, en alt satırlarda da durum aynı! Demedi.
Kimse de çıkıp; temel ihtiyaç maddelerimizi “eti-otu” dahi ithal ediyoruz, kendi kendimize yetemiyoruz, aldığımız ile sattığımız arasında ki fark artıyor! Paramız ondan değer kaybediyor! Demedi.
Kimse de çıkıp; sadece Amerika’nın Doları değil! Bütün para birimleri yükseliyor! Demedi.
Ukrayna’nın Grivnası , Bulgar’ın Levası, Arabistan’ın Riyali hatta haritada yerini dahi zor bulacağınız Belarus’un Rublesi karşısında da değer kaybediyor! Demedi.
Kimse de çıkıp; üretmezsen tüketirsin, tüketirsen tükenirsin! Demedi.
Kimse de çıkıp; böyle giderse kara görünecek demedi.
Demedi! Demedi! Demedi!
Ama artık denmesi lazım.
Kimse bu zamana kadar bize ekonomik gerçekleri söylememiş olabilir, bu durum, özelleştirmeden kaynaklanan suni bolluk yıllarından kıtlık yıllarına doğru gittiğimizi, hazinemizin başında Hz. Yusuf olmadığını, ayrıca ambarlarımızın dolu olmadığını kimsenin söylemesine gerek kalmadan anlamamız, bilmemiz lazım.
Varlıktan yokluğa, bolluktan kıtlığa düşenlerin kolay kolay toparlanamayacağını, iktidar nimetlerinden beslenen çıkar gurupları kardan zarar etmeye başlarsa asıl o zaman çarşının karışacağını, çarşıyı karıştıracaklarını bilmemiz lazım.
Bizim bizden başka kimsemiz olmadığını, Türk’ün Türk’ten başka dostunun olmadığını yeniden idrak etmemiz lazım.
Yani demem o ki dışarıdan gelen bir tehdit veya düşman varlığına karşı nasıl kenetlenip birlikte hareket edebiliyorsak!
Kara görünmeden önce hep birlikte çözüm bulmamız lazım.
Devletimiz kimin kaç milyar dolar döviz hesabı var elbette biliyor!
Devletimiz dar gelirlinin bozduracağı 50 dolar veya 4 çeyrek altın ile doların düşmeyeceğini elbette biliyor.
Devletimiz hangi 10.000 kişinin servetinin, hangi 10.000.000 kişiye denk olduğunu elbette biliyor!
Devletimize hiçbir devletin edepsizlik yapmasına evvel Allah müsaade etmeyiz, etmeyiz de.
Devletimizi idare edenlerin de artık köprüyü, kanalı, inşaatı biraz, sadece biraz ihmal edip enerjisini tarıma, ziraat’ e, üretime ve imalat sanayisine harcaması lazım.
Becerikli, başarılı çalışkan halkını düşünen belediye başkanlarına görev verip Adnan Oktar vari! yaşayan milli servetimizi kendi keyfi zevk-ü sefası için çarçur eden bazı belediye başkanlarını eğitmesi lazım.
Misal Tunceli Ovacık belediye başkanını Fatih Mehmet Maçoğlu görevlendirilebilir, adamın yaptıkları ortada komünist momünist en azından bizim ülkenin komünisti faydalanmak lazım.
Belediyeler birliği başkanı veya tarım orman bakanı olarak bile değerlendirilebilir.
Yeni sistemde her şey mümkün.
Artık, zenginliğin doruklarında ki eski badem bıyıklı amcalardan fayda gelmeyeceğini anlamamız lazım.
Artık, Ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız lazım.
Artık, Aklımızı başımıza toplamamız lazım.
Artık, Har vurup harman savurmamamız lazım.
Artık, Bu işlerin şaka olmadığını anlamamız lazım.
Hem de iş işten geçmeden.
Çarşamba günümüz de mübarek olsun inşallah.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Sol’a Dikkat! 02 Mayıs 2023 Salı
- Sevgi mi, Nefret mi?Adını Sen Koy. 30 Nisan 2023 Pazar
- Kime Oy Verelim -3- 24 Nisan 2023 Pazartesi
- Kime oy vereceğiz 2 17 Nisan 2023 Pazartesi
- Kime oy vereceğiz? 14 Nisan 2023 Cuma
- Erdoğan mı? Kılıçdaroğlu mu? 12 Nisan 2023 Çarşamba
- Ana Muhalefetin Aday Adayları Hakkında 05 Nisan 2023 Çarşamba
- 100.000 imza hakkında! 27 Mart 2023 Pazartesi
- Muharrem İnce 2. Tura Kalabilir Mİ? 21 Mart 2023 Salı
- Eskiden Amerika, Brezilya ve Hint dizileri ilgi çekermiş. 17 Mart 2023 Cuma