Yılmaz Özdil hakkında!
22 Ocak 2019
08:11
Cumhurbaşkanını, Cumhurbaşkanı adaylarını eleştirdin.
Siyasi partilerin genel başkanlarını, Başbakanları eleştirdin.
Seçenleri de eleştirdin, seçilenleri de eleştirdin.
Genelkurmay başkanlarını, askerleri, bakanları, bürokratları, hakimleri, savcıları, avukatları eleştirdin.
Eskiden çalıştığın gazeteleri, beraber çalıştığın gazetecileri, tanıdığın tanımadığın pek çok köşe yazarını eleştirdin.
Kulüp başkanlarını, futbolcuları, işadamlarını eleştirdin.
Atatürkçü, Milliyetçi, Ulusalcı, Dindar ayırt etmeden, herkesi eleştirdin.
Valileri, Kaymakamları, Belediye başkanlarını, muhtarları eleştirdin.
Televizyon kanallarını, yorumcuları, sinema sanatçılarını, müzisyenleri eleştirdin.
İmza etkinliğine gelen saatlerce sıra bekleyen okuyucularını eleştirdin.
Din adamlarını eleştirdin.
Bildiğim kadarıyla her hangi bir bedel ödemedin her hangi bir zorluk görmedin ama!
Bedel ödeyenleri de, tutuklananları da, tutuklayanları da, berat edenleri de, berat kararı verenleri de eleştirdin.
Bazen kıvamını tutturdun gülümsettin, bazen de bu kadar da olmaz dedirttin.
Eleştirirken ağıza alınacak laflar da kullandın alınmayacak laflar da!
Gülümsettiğin, üslup farklılığın, yazılarının akıcılığı, hitabetinin etkileyici oluşu şova dayalı mizacın takipçi sayını, okuyucu sayını arttırdı.
Derleyici toparlayıcı birleştirici tavsiye içeren yazıları tercih etmedin.
Yazılarının akademik bir karşılığı yoktu.
Sanırım başka dillere de çevrilmedi.
Ama akademisyenleri de eleştirmeyi ihmal etmedin.
Hep eleştirdin ama hiç özeleştiri yapmadın!
Sadece galiz eleştiri yazıların ile dikkat çektin, her yazınla gündem oldun.
Gündem oldukça Atatürk üzerine kitaplar yazdın, kazandıkça yazdın, yazdıkça kazandın…
20 küsür kitap yazdın yarıdan fazlası Atatürk, kalanlar da eleştiri ve itham üzerine.
Sen kimsin! o kim bu kim dedin, ben kimim demedin!
Benim de beğenerek okuduğum bazı yazılarına rağmen, gün geçtikçe marjinalleşen üslubun Atatürk ve Atatürkçülük üzerinden geçinmekten vaz geçmemen seni iyice sevimsiz hale getirdi.
Haklı eleştirdiğin bazı din simsarları gibi sende sürekli Atatürk simsarlığı yaptın.
Atatürk’ ü sevmeyenlerin ekmeğine sürekli yağ sürdün.
Yaptıklarının, yanmaz kefen satmaya çalışanlardan, uydurma kitaplarla insanların samimiyeti ve değerleri üzerinden geçinen feslilerden pek farkı yoktu.
Övgünde de abartıya kaçtın, yerginde de.
Farklı olabilmek, yazılmamışı yazabilmek adına, kitaplarında uydurmalar kullandın, hatta satır aralarında saçmaladın.
Atatürk adını gereğinden fazla kullandın, gereğinden fazla suistimal ettin.
En son hızını alamadın, orta halli bir kütüphane fiyatına bir tek kitabını satmaya kalktın.
Her zamanki gibi kitabın içeriğine değil adına güvendin.
Bu kadarına hakkın yok.
Kabak tadı verdin.
Kabak tadı verdin yılmaz özdil.
Oğluna Mustafa Kemal adını verecek kadar seven bir Atatürkçü olarak seni kınıyorum, son yaptığın profesyonel tüccarlık bardağı taşıran son damla oldu.
Son işten vuracağın voli sana bir ömür yeter.
Artık düş yakamızdan.
Yücel Alpay Demir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Sol’a Dikkat! 02 Mayıs 2023 Salı
- Sevgi mi, Nefret mi?Adını Sen Koy. 30 Nisan 2023 Pazar
- Kime Oy Verelim -3- 24 Nisan 2023 Pazartesi
- Kime oy vereceğiz 2 17 Nisan 2023 Pazartesi
- Kime oy vereceğiz? 14 Nisan 2023 Cuma
- Erdoğan mı? Kılıçdaroğlu mu? 12 Nisan 2023 Çarşamba
- Ana Muhalefetin Aday Adayları Hakkında 05 Nisan 2023 Çarşamba
- 100.000 imza hakkında! 27 Mart 2023 Pazartesi
- Muharrem İnce 2. Tura Kalabilir Mİ? 21 Mart 2023 Salı
- Eskiden Amerika, Brezilya ve Hint dizileri ilgi çekermiş. 17 Mart 2023 Cuma